KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/4370 E., 2011/8923 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25.05.2010
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı hakkında yazılı tahliye taahhüdüne dayanarak Kartal 6. İcra Müdürlüğü'nün 2005/5711 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız ve mesnetsiz şekilde imza inkarında bulunarak takibe itiraz ettiğini belirterek davalının haksız itirazının iptali ile kiralananın tahliyesini istemiştir.
Davacı vekili 25.05.2010 tarihli duruşmada ise davalının kiralananı tahliye ettiğini bildirerek davalının yargılama giderleri ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı savunmasında; daha önce görev yaptığı resmi kurumlardaki yazışma örneklerinden foto montaj yapılarak sahte belge oluşturulmuş olabileceğini, belgedeki isim soy isim ve imzanın belge içeriği ile ilgisi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece taraflar arasında usulüne uygun düzenlenmiş tahliye taahhüdü bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmamışsa, dava konusuz kalmıştır. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur. Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir. Bununla birlikte bunun fer'i (yan) niteliğindeki diğer talepler hakkında yargılamaya devam edilerek, bunlar hakkında da bir karar verilmesi gerekir.
Olayımızda, 01.07.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yargılamanın devamı sırasında davacı vekili 25.05.2010 tarihli oturumda davalının kiralananı tahliye ettiğini bildirmiştir. Bu suretle davanın konusuz kaldığından mahkemece "dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulması gerekirken davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan, adli tıp kurumu raporuna göre, taahhütname altındaki imzanın davalı kiracıya ait olduğu saptanmıştır. Takip dayanağı taahhütnamedeki tahliye ve tanzim tarihlerinin farklı bir kalemle yazılmış olmasının belgenin geçerliliğine bir etkisi yoktur. Bu durumda boş bırakılan kısımların sonradan doldurma konusunda kiralayana yetki verildiğinin kabulü gerekir.
Mahkemece davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğinin kabulü ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması yerine davacıya yükletilmesi de hatalı olmuştur
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/4370, K. 2011/8923, 14 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama