KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/4977 E., 2011/8413 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
653 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt ve akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile davalının parsel no 76'da kayıtlı taşınmazdan tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait taşınmazda kiracı olarak bulunduğunu, icra takibine rağmen kira bedelini ödemeyerek temerrüte düştüğünü, ayrıca kiralananı üçüncü sahıslara devir etmek suretiyle akde aykırı davrandığını da ileri sürerek davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur.
Borçlar Kanununun 256.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır, anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.
Borçlar Kanununun 260.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulmalıdır.
Olayımıza gelince; davada dayanılan ... 1. Noterliğinin 05249 yevmiye no'su ile tasdik olunan 01.04.2004 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesi ile eki şartnamenin varlığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin eki niteliğindeki "köpek üretim ve eğitim tesisleri kira şartnamesinin"1. maddesinde vasıfları belirtilen 200 m2 oturumlu iki katlı idari bina, 490 m2 alanda 16 adet hücre, 610 m2 alanda
barınak ve 27 adet yerden ısıtmalı hücrenin bulunduğu taşınmazın kiraya verildiği, şartnamenin 15/a maddesinde kiralanan yerin köpek üretim ve eğitim tesisleri dışında başka amaçla kullanılamayacağı kararlaştırılmış, anılan şartnamenin 16. maddesinde ise kiracının idarenin izni olmadan kiralananı başkasına devir edemeyeceği, ortak alamayacağı, kiralanan amacı dışında kullanamayacağı, aksi halde akdin feshedileceği belirtilmiştir.
Kiralanan taşınmaz sözleşmedeki niteliği itibariyle Borçlar Kanununun 248.maddesinde tanımı yapılan adi kira hükümlerine tabidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığında bu yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir.
Davalı vekilinin akde aykırılık sebebiyle kiralananın tahliyesine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı akde aykırılığın giderilmesi hususunda kiralananın eski hale getirilmesi ve akde aykırılığın giderilmesi için davalıya yukarıda açıklanan şekilde süreli bir ihtarname göndermemiştir. Bu durumda mahkemece, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kabulü hatalı olmuştur.
Davalı vekilinin, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya kapsamına, toplanan delillere, usule uygun şekilde düzenlenen ödeme emrinin tebliğine rağmen kira bedellerinin kiracı davalı tarafça ödenmemesi sebebiyle davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak mahkemece, davalının tahliyesine karar verilen 756 no'lu parsele ait tapu kayıtlarının incelenmesinden taşınmazın 38.000. m2 yüzölçümlü tarla vasfında olduğu, bu taşınmazın taraflar arasında başka bir tahliye davasına konu edildiği davanın halen derderst bulunduğu ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/36 Esas sayılı dosya ve eklerinin incelemesinden anlaşılmaktadır.
Diğer dava dosyasında davaya konu edilen 764 parsel sayılı taşınmazın tapudaki vasfının tarla ve kangal köpekleri üretim ve eğitim tesisleri olarak tapuda tescilli bulunduğu görülmektedir. Taraflar arasında düzenlenmiş 01.10.2004 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesine konu edilen 288.000. m2'lik tarlaların, ...ve Eğitim Tesislerinin bitişiğindeki 288.000. m2 olarak tarla vasıflı taşınmazlar olduğu da anlaşılmaktadır, bu durumda mahkemece, kiracı davalının ...
2. İcra Müdürlüğünün 2007/615 takip sayılı dosyasına ve davaya dayanak yapılan 01.04.2004 başlangıç tarihli sözleşmeye konu edilen kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kiralanan ile ilgisi bulunmayan 756 no'lu parselden tahliyesine karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/4977, K. 2011/8413, 19 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama