KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/5191 E., 2011/9409 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25.6.2010
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.Mahkemece, tahliyeye karar verilmiş,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen 01.09.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile taşınmazda oturan davalının sözleşmenin 16.maddesinde yasaklandığı halde taşınmazı bekar odaları şeklinde başkalarına kiraya vererek sözleşmeye aykırı davrandığını, bu duruma son vermesi için tebliğ edilen ihtarın sonuçsuz kaldığını belirterek taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini istemiştir.
Borçlar Kanununun 256.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.
Davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen kiralananın başkalarına bekar odaları şeklinde kiraya verilmesi hususu akde aykırılık niteliğindedir. Ne var ki, akde aykırılığın giderilmesi için gönderilen ihtarda davalı-kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda bir süre verilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi usül ve yasaya aykırıdır. Ayrıca sözleşmedeki 38. madde hükmü, BK. 256. maddesi gereğince ihtarın süreli olması koşulunu ortadan kaldırmaz.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/5191, K. 2011/9409, 21 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama