KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/5201 E., 2011/7584 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan ... Danışmanlık Ltd Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 73. maddesi hükmüne göre, kanunun gösterdiği istisnalar haricinde mahkemece, taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmeden hüküm verilemez. Davetin nasıl yapılacağı 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Tüzüğü'nde belirlenmiştir. Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre, tebligat muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. Tebligat Kanununun 35/1.fıkrası ile kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılan kimseye, adresini değiştirdiği takdirde yeni adresini hemen tebliğ yaptıran kaza merciine bildirme yükümlülüğü getirilmiş, bundan sonraki tebliğlerin bildirilen yeni adrese yapılacağı öngörülmüştür.
Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.(T.K.35/2)
Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan imzası resmi merciiler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adres ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.(T.K.35/son)
Tebligat Kanununun 35/2 ve Tüzüğün 55.maddelerine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması gerekmektedir. Tebligat Kanununun 35/son fıkrasında ise muhatabın daha önce tebliğ yapılan adresinin değiştirilmesi değil, değiştirildiği için tebliğ yapılamayıp,
tebliğ evrakının iade edilmesine yol açan adres sebebiyle Tebligat Kanununun 35/2-3.fıkralarının uygulanması öngörülmüştür. Bu durumda; dava dilekçesinde gösterilen adres, 35/son maddede belirtilen kurum ve kuruluşlardan birine verilen adres ile aynı olduğu takdirde ve bu adrese çıkarılan tebligatın tebliğ edilemeden dönmesi halinde tebligat Tebligat Kanununun 35/son fıkrası uyarınca Tebligat Kanununun 35/2-3 maddeleri hükümlerine göre yapılır
Olayımızda; dava dilekçesinin tebliğine ilişkin olarak davalı ... ’ün başka bir yargılama dosyasındaki adresi esas alınarak 7201 Sayılı Tebligat Kanunun 35. Maddesine göre tebliğ işleminin yapıldığı görülmüştür. Dosya kapsamına göre adı geçen davalıya daha önce usulüne uygun tebligat yapılmamış olup davacı vekilince davalıya ait olduğu bildirilen söz konusu adresin, temyiz incelemesi yapılan dosya bakımından 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesinde belirtilen adres olarak kabulü olanaklı değildir. Tebliğ işlemi bu nedenle geçersizdir. Bu durumda adı geçen davalıya yöntemine uygun biçimde tebligat yapılıp, taraf teşkili sağlanarak işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/5201, K. 2011/7584, 6 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama