KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/5219 E., 2011/9239 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24.11.2010
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin 1573 ada 11 parseldeki binanın 11.8.2008 tarihinde yapılan taksim sonucu maliki olduğunu, davacının şu anda 8-10 m2lik dükkanda emlakçılık yaptığını, ancak işini genişleteceğini ve gayrimenkul değerlendirme uzmanı olarak yanında bir çok yardımcı çalıştıracağını, geniş bir mekana ihtiyacı olduğunu belirterek iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeniyle davalının kiralanandan tahliyesini istemiştir. Davalı vekili, davacının ihtiyacının samimi olmadığını ve davanın reddini savunmuştur.
6570 Sayılı Yasa kapsamına giren bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda, dilerse Yasanın 7/d maddesinde öngörülen sürelerden yararlanarak ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Yeni malikin bu seçeneklerden hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı vardır.
6570 sayılı Yasanın 7/d maddesine dayanması halinde yeni malikin iktisap günü de dahil olmak üzere iktisap tarihinden itibaren bir (1) ay içinde kiralananı satın aldığını ve ihtiyacı olduğunu kiracıya bildirmesi ve yine iktisaptan itibaren iktisap günü dahil altı (6) ayın sonunda dava açması gerekir. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür.
Ancak iktisabı izleyen bir ay içerisinde ihtar tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir.
6570 sayılı Yasanın 7/d maddesine göre açılacak davada tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın varlığının kanıtlanması gerekir.
Olayımıza gelince;taraflar dava konusu edilen kiralanana ilişkin yazılı kira sözleşmesi sunmamışlardır. Davacının 573 ada 11 parselde bulunan mesken ve dükkandan oluşan 4 katlı binada önceden paydaş iken 11.8.2008 tarihinde yapılan taksim sonucu taşınmazın maliki olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, davada dayanılan 6570 Sayılı Kanunun 7/d maddesinin uygulama olanacağı bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Anılan maddeden yararlanabilmek için yeni malikin daha önceden taşınmazda paydaş olmaması gerekir. Taşınmazın tümünün davacıya geçmesi kendisine yeni malik sıfatını ve ona 6570 Sayılı Kanunun 7/d maddesinden yararlanma hakkını vermez. Bu husus kamu düzenine ve dava hakkına ilişkin olmakla mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir.
Davacı, davada sözleşmeye de dayanmadığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/5219, K. 2011/9239, 20 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama