KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/5412 E., 2011/10034 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira bedelinin tahsili için icra takibine yapılan itirazın iptali ve temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir
Davacı vekili dava dilekçesinde;davalı ... müvekkilin kardeşinin hanımı olduğunu, kardeşi vefat etmeden önce maddi durumları iyi olmadığı için kiracı olarak taşınmazda oturduklarını,kiraların düzenli ödendiğini,kardeşinin ölümünden sonra hanımının kiracılık ilişkisine devam ettiğini,2008 yılından sonra hiç kira ödenmediğinden hakkında icra takibi yaptığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ve kiralananın tahliyesini istemiştir.Davalı ise aralarında kiracılık ilişkisi bulunmadığını,evin ortak yapıldığını evde kendisinin de hakkı bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davacı vekili 1.11.2008 başlangıç tarihli sözlü kira akdine dayanarak 18.7.2009 tarihinde Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün 2009/9175 sayılı takip dosyasında tahliye talepli başlattığı icra takibi ile 2008 yılı Şubat-2009 yılı Temmuz aylar arası kira bedellerinin tahsilini istemiştir.Ödeme emri davalıya 27.7.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir.Davalı süresinde yaptığı itirazında aralarında kira ilişkisinin bulunmadığını,sözlü kira akdinin olmadığını, bu nedenle borca itiraz ettiğini, yargılama sırasında da aralarında kiracılık ilişkisi bulunmadığını,evin ortak yapıldığını evde kendisinin de hakkı olduğunu beyan etmiştir.
Davalı kiracılık ilişkisine karşı çıktığına göre kiracılık ilişkisinin varlığını davacının kanıtlaması gerekir.Bu konuda dinlenilen davacı tanıkları ... ve ... kiracılık ilişkisi konusunda bir beyanda bulunmayıp davacıdan duyduklarını aktararak duyuma dayalı ifadede bulunmuşlardır.Diğer davacı tanığı ... ise davacının kardeşi davalının ise kayınbiraderi olup yeminsiz alınan beyanında dava konusu evin ağabeysi davacıya ait olduğunu ,taşınmazın 1994-1995 yılından itibaren kardeşi ... tarafından kiracı olarak kullanıldığını,....in 2005 yılında vefat etmesinden sonra yengesi ... ve çocuklarının oturmaya devam ettiğini,davacıdan duyduğuna göre
bir kısım kira bedellerini ödemediğini,bu kira bedellerinin hangi döneme ait olduğunu bilmediğini beyan etmiş ise de bu tanık ile davalı arasında Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığının 20.5.2005 gün ve 2005/10054 hazırlık nolu takipsizlik kararından husumet olduğu anlaşıldığından bu tanığın beyanına itibar edilmesi de doğru değildir.Davacı yemin deliline de dayanmamıştır.Davalı tanıkları ise davalının iddiasını doğrular mahiyete beyanda bulunmuşlar,aralarında kiracılık ilişkisi olmadığını belirtmişlerdir.Bu durumda davacı taraflar arasında kiracılık ilişkisini kanıtlayamamıştır.Taraflar arasında kiracılık ilişkisi kanıtlanamadığına göre
davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/5412, K. 2011/10034, 3 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama