KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/5416 E., 2011/10059 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağı ve yakıt bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin meskenini davalı ...'e kiraladığını, davalının kira bedeli olarak Aralık 2007, Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs 2008 aylarında 825,00 TL/ay ödemesi gerekirken aylık kiraları ve yönetim aidatını da ödemediğini, toplam 6.852,00 TL alacak nedeni ile yapılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili ise taşınmazın 19.12.2007 tarihinde hiç bir borcu kalmaksızın, tutulan tutanakla, kira sözleşmesini Davacı adına imzalayan emlakçı ...'ye teslim edilmek suretiyle tahliye edildiğini, bundan davacının haberi ve rızasının olduğunu, bu nedenle sonraki aylar için kira parası istenemeyeceğini, ileri sürüp davanın reddini savunmuştur.
Tarafların müşterek tanığı ... ise anahtar teslimine ilişkin 19.12.2007 tarihli tutanak altındaki imzanın kendisine ait olduğunu anahtarı almadan önce davacı ile konuştuklarında mevsim itibarıyle evin zor kiraya verilebileceğini, uzun süre boş kalırsa dönem sonuna kadar olan kiraları davalı kiracıdan isteyeceğini bildirdiğini belirtmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 17.05.2010 tarihli dilekçe ile kiraya verilemeyen aylar kira bedeli olarak taleplerinin kabulünün istendiği anlaşılmıştır.
Kural olarak, kiracı kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı feshederek kiralananı tahliye ettiğinde kira süresinin sonuna kadar kiralayanın uğradığı tüm zararı ödemekle yükümlüdür. Ancak B.K.'nun 96.maddesi göndermesi ile aynı kanunun 44.maddesi uyarınca kiralayanın da zararın artmasına neden olmaması gerekir. Bu durumda davacının zararı tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira bedelinden ibarettir. Davaya konu kiralananın 19.12.2007 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece yerinde uzman bilirkişi ile keşif yapılarak kiralananın aynı koşullarda ne kadar sürede kiraya
verileceğinin tespit edilmesi, kiracının sorumlu olacağı makul süre belirlenerek sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek Yargıtay denetimine elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/5416, K. 2011/10059, 3 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama