KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/5469 E., 2011/10151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2011
- Mahkemesi
- İzmir 4. İcra Mahkemesi
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçluların yasal süresinde itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmesi üzerine karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı kiracının alacağa yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı kiracının tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı alacaklı tarafından kiracı borçlu hakkında ödenmeyen 2010 yılı Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım ayı kira bedelleri toplamı 16.000.-TL'nin tahsili için 8.11.2010 tarihinde icra takibi yapmış, ihtarlı ödeme emri davalı kiracıya 23.11.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. İhtarlı ödeme emrinde borcun ödenmesi için otuz günlük ödeme süresi verilmiştir. İİK.nun 269/1.maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken Borçlar Kanununun 260.maddesindeki otuz günlük süre beklenmeden 8.12.2010 tarihinde tahliye isteminde bulunmuştur. Bu nedenle tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi doğru değildir.
3-Davalı kefilin alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince; takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 1.4.2007 başlangıç tarihli ve 25 ay süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyi davalı ... müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır.
Davacı alacaklı icra takibinde ödenmeyen 2010 yılı Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım ayları kira paralarından müteselsil kefil olması nedeniyle davalı kefilin de sorumlu olduğunu belirterek yaptığı takibe davalı kefilin de itirazının kaldırılmasını talep etmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.3.2006 gün ve 2006/6-78 Esas, 2006/88 Karar sayılı kararında kabul edildiği üzere Borçlar Kanununun 484.maddesi uyarınca yazılı şekilde düzenlenmiş, süresi ve ödenecek kira paralarının miktarı açıkca gösterilmiş bir kira sözleşmesini kiracının kefili sıfatıyla imzalayan kişi sözleşmede gösterilen kira süresi boyunca kiracının ödemekle yükümlü bulunduğu kira paralarından kefil sıfatıyla kiralayana karşı sorumludur.
Zira böyle bir durumda kefilin sorumluluğu süre ve miktar itibariyle sınırlıdır. Kira süresinin 6570 Sayılı Kanunun 11.maddesi gereğince uzaması durumunda uzayan kira süresi bakımından kefilin sorumluluğunun devam edebilmesi için öncelikle bu hususun yani kefilin "uzayan dönemi içinde devam edeceğinin sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması, kefilin uzayan dönemdeki sorumluluğunun azami hangi süre ve miktar ile sınırlı olacağının açıkca gösterilmiş olması gerekir.
Olayımızda, kira sözleşmesinin uzaması durumunda kefilin sorumluluğunun uzayan dönem içinde devam edeceği kararlaştırılmadığı gibi kefilin sorumlu olacağı süre ile azami miktar da gösterilmediğinden müteselsil kefil olan davalının sorumluluğu sözleşmenin düzenlendiği tarih olan 1.4.2007 tarihinden itibaren 25 ay süre ile sınırlıdır. Davacı, kefilin sorumlu olduğu bu dönemden sonraki Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım 2010 ayları kira parasını istediğine göre bu durumda davalı kefil hakkındaki itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, istemin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/5469, K. 2011/10151, 4 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama