KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/5552 E., 2011/11309 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına ilişkin payın iptali ile tesciline ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller takdir edilerek karar verilmiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin fiili taksim iddiası ile ilgili temyize gelince;Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcıya zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Olayımıza gelince; davalı savunmasında dava konusu edilen önalım konusu payların ilişkin olduğu tapuda ahşap ev ve olarak vasıflandırılmış taşınmazın üzerinde 3 katlı ve 3 daireden oluşan ev bulunduğunu, satıcı ...’ın iki dairesi olduğunu ve kendisine sattığı pay ile kendisin kullandığı evlerden birisini sattığını savunmuştur. Bu durumda mahkemece, davalının fiili taksim savunmasının yukarıda belirtilen esaslar dahilinde araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/5552, K. 2011/11309, 20 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama