KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/5858 E., 2011/10268 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2011
- Mahkemesi
- AsliyeHukuk Mahkemesi(Aile Mahkemesi Sıfatı İle
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kişisel eşyanın iadesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ziynet eşyasının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davacının 4 adet bilezik istemine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, evlenme töreni sırasında kendisine 4 adet burma bilezik hediye edildiğini, evli kaldığı süre içinde de el işi yaparak 20 adet küçük altın edindiğini, davalının bu altınları bozdurup özel işinde kullandığını belirterek, dava konusu ziynet eşyasının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı duruşmadaki beyanında, dört adet burma bileziği evlilik sırasında bozdurup harcadığını, ancak davacıdan 20 adet küçük altın almadığını savunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Olayımızda; davalı koca, 11.02.2010 tarihli oturumdaki imzalı beyanında dört adet bileziği evlilikleri sırasında bozdurduğunu ve birtakım masraflara harcadığını söylemiş ve bunların iade edilmemek üzere davacı tarafından kendisine bağışlandığını iddia ve ispat etmemiştir. Bu durumda dava konusu dört adet bileziğe ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/5858, K. 2011/10268, 5 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama