İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/5962 K.2011/7130

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi…

Esas2011/5962Karar2011/7130Tarih28 Haziran 2011Okuma4 dk · 792 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2011/5962 E., 2011/7130 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Haziran 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

792 kelime·4 dk okuma

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde temyiz eden davalı vekili Av. ... ile davalı vekili ... ve davacı vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir

Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu payın ilişkin bulunduğu 5 No’lu parselin paydaşlarından olduğunu, davalının ise aynı taşınmazda 560 / 1109 payı önceki malikinden 21.7.2009 tarihinde 650.000 TL bedelle satın aldığını, pay satışının davacıya noter aracılığı ile bildirilmediğini, müvekkilinin önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.

Davalı vekili, davanın kötü niyetle açıldığını, söz konusu taşınmaz, evveliyatında 1883 ada 270-271 ve 272 No’lu parseller iken 2007 yılında yapılan imar uygulaması sonucu 5 No’lu parsel olarak tapuya tescil edildiğini, bu düzenlemeden önce 270 No’lu parselin malikinin Yaşar ve ...'ın, 271 ve 272 No’lu parsellerin malikinin ... olduğunu, taşınmazın önceki maliklerinin imardan çok önce kendilerine ait parseller üzerine ayrı ayrı ev yaptıklarını, muhkem bir duvar ile taşınmazları birbirinden ayırdıklarını, imardan önce herkesin parseli ayrı olduğundan kullanım şekli konusunda bir uyuşmazlığın yaşanmadığını,

imardan sonra da eski kullanım şeklinin sürdürüldüğünü, davacının 23.6.2009 tarihinde 270 No’lu parselin maliklerinin yerini satın aldığını, davalının ise 271 ve 272 No’lu parselin maliki ...’ın yerini satın aldığını, taşınmazın fiilen taksim edilerek kullanıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken, bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış sebebiyle önalım hakkını kullanması T.M.K’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz.Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17 /1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi hallerde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.

Olayımıza gelince. 5 No’lu parselde bulunan ve dava konusu edilen 560 / 1109 pay taşınmazın paydaşlarından ... tarafından 21.7.2009 tarihinde 650.000 TL bedelle davalıya satılmıştır. Söz konusu taşınmaz 22.7.2007 tarihinde yapılan imar uygulaması sonucu oluşmuştur. Öncesinde 270 No’lu parsel 1 / 2’şer pay oranında Yaşar ve ...’a, 271 ve 272 No’lu parseller ...’a ve 273 No’lu parsel ..., ..., ..., ... ve ...’a aittir.

Davacı bu taşınmazda ilk olarak 6.4.2009 tarihinde eski 273 No’lu parselin maliklerinin bir kısmının payını satın aldıktan sonra 23.6.2009 tarihinde de ..., ..., ..., ... ve ...’ın paylarını satın almıştır. Davalı taşınmazın paydaşları arasında taksim edilerek kullanıldığını savunmaktadır.

Yerinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporlarında 5 No’lu parselin kullanım sınırlarının 270-271 ve 272 No’lu parsellerin sınırlarına uygun olduğu, halen zeminde ayrı ayrı sabit sınırlar halinde bulunduğu, imar uygulaması ve birleştirmeden sonra aynı şeklini koruduğu, 270 No’lu parsele karşılık gelen kısımda halen kullanılmayan tek katlı bir yapı varken, diğer kısımda iki katlı bir ev, bir katlı büro, kapalı oto yıkama bölümü, konfeksiyon mağazası ve ikinci el oto satışı yapılan bir alan bulunduğu, taşınmazda davalının 560 m2 yeri olmasına karşın fiilen 730 m2 yer kullandığı,

taşınmazın diğer paydaşları ... ve ...’ın ise kullandığı bir yerinin olmadığı belirtilmiştir.

Savunma doğrultusunda dinlenen davalı tanıkları da keşfen belirlenen hususları doğrulayarak öncesinde taşınmazda bulunan tek katlı yapının ...’a, diğer yapıların ise payını davalıya satan ...’a ait olduğunu beyan etmişlerdir.Dosyada bulunan delillere göre davacı taşınmazda ...’ın tek katlı evini ve ona karşılık gelen arsa payını satın almış iken, davalı da ...’a ait bölümü ve üzerindeki yapıları satın almıştır.

Taşınmaz eski 270-271 ve 272 No’lu parsellerin sınırlarına aynen uymaktadır. Davacının satın aldığı yerin tevhit edilen 271 ve 272 No’lu parselin maliki ile bir ilgisinin bulunmadığı, herkesin kendi yeri belli iken davalının tevhit sonucu taşınmazda paydaş haline gelen malikin payını satın aldığı görülmektedir.

Her ne kadar davacı satın aldıktan sonra taşınmaz üzerinde bulunan tek katlı binayı kullanmamış, davalı taşınmazda payına düşenden fazla yeri tasarruf etmekte ve taşınmazın diğer paydaşları ... ve ...’ın kullandığı bir yok ise de, davacının taşınmazda belli bir yeri ve üzerindeki yapıyı satın aldıktan sonra imar uygulamasıyla paydaş haline gelen kişinin kullandığı bölümde zamanında hak iddia etmemesi, paydaşların taşınmazda kadastro parsellerinden gelen yerleri fiilen kullanması karşısında davalının taşınmazın taksim edildiği savunmasını kanıtladığının kabulü gerekir.

Bu duruma göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 825 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 28.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/5962, K. 2011/7130, 28 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/5962
Karar No
2011/7130
Tarih
28 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/5962 K.2011/7344
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/5962 K.2011/9846
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/5963 K.2011/7338
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/5963 K.2011/11422
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/5963 K.2011/7598
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/5964 K.2011/7331

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.