KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/6187 E., 2011/10260 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar Dairemizin 29.3.2011 gün ve 952-3835 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine bu defa davacı ve davalı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Mahkemenin kararında ve Yargıtay ilamında yazılı sebeplere göre 6100 sayılı HMK.a 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 440.maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE ve aynı Yasanın 442.maddesi gereğince takdiren 185.-TL para cezası ile aşağıda yazılı harcın karar düzeltme isteyenden alınmasına 6.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık bedelde muvazaa iddiasının kanıtlanamaması halinde yargılamada kendilerini vekille temsil ettiren taraflar yararına vekalet ücretinin ne olması gerektiği noktasındadır.
Dairemizin uzun yıllardır yerleşen içtihatlarında daha sonra dairemizin vekalet ücreti ile ilgili görüşünü destekleyen ve aynı sonuca ulaşan 21.5.1958 tarih 7/3 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında davacının önalım bedelinde muvazaa yapıldığını iddia edip ileri sürdüğü satış bedelini kanıtlayamaması durumunda avukatlık parasının hesabında sadece uyuşmazlık konusu teşkil eden satış bedeli miktarının esas alınacağı, satış bedelinin tamamının esas alınamayacağı benimsenmiştir.
Somut olayda davacı davayı kazanmakla birlikte tapuda yazılı satış bedeli 677.998,63 TL ile gerçek satış bedeli olduğunu iddia ettiği 250.000.TL arasındaki miktar oranında haksız çıkmıştır. Az önce açıklanan İçtihadı Birleştirme Kararındaki açıklamaya göre vekalet ücretinin tayininde satış bedelinin tamamı esas alınamayacağından dava harcının tapudaki satış bedeli üzerinden yatırılması sonuca etkili değildir.
Zaten yargılama sırasında mahkemece muvazaa iddiası kanıtlanamadığından eksik harcın tamamlattırılması yoluna gidilecektir.
Bu nedenle sayın çoğunluğun davacı yararına tapudaki satış bedeli ve tapu giderleri üzerinden nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği yolundaki bozma kararına katılmıyor, karşı oy yazımda açıkladığım nedenleri tekrarla vekalet ücretine hasren karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün bu yönden de onanması gerektiğini düşünüyorum.6.10.2011 Sayın çoğunluk ile azınlık arasındaki uyuşmazlık, davacının bedelde muvazaa iddiasının kanıtlanamaması üzerine vekalet ücretinin ne şekilde belirleneceğine ilişkindir.
Bilindiği üzere önalım bedeli, önalım hakkına konu payın tapuda gösterilen satış bedeliyle davalı tarafından yapılan tapu giderlerinden ibarettir. Çoğunluk görüşünde belirtildiği gibi davacı önalım bedelinin tapuda gösterilen değerden az olduğunu iddia eder ve bedelde muvazaa yapıldığını kanıtlayamazsa tapuda yazılı bedel ile gerçek satış bedeli olduğunu iddia ettiği bedel arasındaki miktar oranında haksız çıkmış sayılacağından kazanılan ve kaybedilen bu oran dahilinde taraflara yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilmesi gerekir.
Somut olayımızda, davacı önalım hakkına konu edilen payın satış bedelinin tapuda gösterildiği gibi 677.998.-TL olmayıp, 250.000.-TL olduğu ileri sürerek bedelde muvazaa iddiasında bulunmuş ancak bu iddiasını kanıtlayamamıştır. Bu durumda az yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda taraflar yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir. Buna göre davacının kanıtlayamadığı miktar: 677.999.-TL - 250.000.-TL = 427.998.-TL'dir.
Kazanılan ve kaybedilen bu oran dahilinde taraflar yararına vekalet ücreti takdir edilmesi ilke olarak benimsendiğine göre, davacı yararına 250.00.-TL üzerinden, davalı yararına ise 427.998.-TL üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir.
Çoğunluk görüşünde, bir taraftan kazanılan ve kaybedilen oran dahilinde vekalet ücreti takdir edileceği benimsenirken, davacının kaybettiği bedelde muvazaa iddiası yönünden de davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi diğer yandan dava değeri önalım bedeli + muvazaa bedeli, yani 677.998 TL + 250.000 TL = 927.998.-TL'ye çıkarılmış olur ki, böyle bir sonucun hukuk düzeninde kabul görmeyeceği açıktır.
Yerel mahkemece kazanılan ve kaybedilen oran dahilinde taraflar yararına vekalet ücreti takdir edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu nedenle çoğunluğun davacı yararına tapudaki satış bedeli ve tapu giderleri üzerinden nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği yolundaki bozma kararına katılmıyor, karar düzeltme talebinin kabulü ile hükmün onanması gerektiğini düşünüyorum. 06.10.2011
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/6187, K. 2011/10260, 6 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama