KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/6225 E., 2011/10728 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava İİK 121 maddesine göre alacaklı tarafından açılmış 6 parça taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece taşınmazlardaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiş kararı davalı ... ile davalılar ... ve ... temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince;dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazlardan 155 ada 11 parselin paydaşlarından ...'in ibraz edilen Şebinkarahisar Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/302-293 sayılı mirasçılık belgesine göre davada taraf olan mirasçıları dışında... ve ... isminde iki mirasçısının daha olduğu ve davaya dahil edilmediği anlaşılmaktadır. ... ve ...'in sağ ise kendisinin ölü ise mirasçılık belgesine göre varsa mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması doğru değildir.Öte yandan dava konusu edilen ve satışına karar verilen
taşınmazlardaki davalı ... hissesi üzerinde vesayet tedbir şerhi olduğu anlaşılmaktadır.Mahkemece vesayet şerhinin içeriği , halen devam edip etmediği üzerinde durularak devam ettiği anlaşıldığı takdirde vasiye usulunce dava dilekçesi tebliğ edilmesi gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Bu sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/6225, K. 2011/10728, 12 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama