KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/6283 E., 2011/10589 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, 926 parsel No’lu taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalılar Abdullah, Ruhan ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, tarafların dava konusu edilen 926 No’lu parsele birlikte malik olduklarını, taraflar arasında anlaşılarak taşınmazın aynen bölünmesinin ya da satışının mümkün olmadığını belirterek, taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesini talep etmiştir. Davalılar .... ve ... vekili, davayı kabul etmediklerini, müvekkillerinin taşınmazda sonradan pay sahibi olan davacıya karşı önalım haklarının bulunduğunu, yine taşınmaz üzerinde bulunan binanın müvekkillerinin miras bırakanı tarafından yaptırıldığını, davacının bu yapı üzerinde bir hakkının bulunmadığını belirtmiştir.
Paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parçanın ( muhtesat )kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde eğer bunların değeri sulh hukuk mahkemesinin görevine giriyorsa olay bir hadise olarak sulh mahkemesinde çözümlenir. Aksi halde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HMUK’nun 567. maddesi hükmü uyarınca on günlük yasal süre verilmelidir. Yasadan doğan bu süre kesin olup kısaltılamaz ve uzatılamaz. Bu süre içinde içerisinde dava açılırsa sonucun beklenmesi, açılmaz ise o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen 926 No’lu parsel üzerinde bulunan bodrum + zemin + 1 normal katlı binanın davalılar ...,... ve ...’in miras bırakanına ait olduğu iddia edilmiştir Ancak bu bütünleyici parçanın aidiyeti konusunda taraflar arasında ittifak bulunmamaktadır. Mahkemece yapılan keşif sonrasında inşaat ve mülk bilirkişisi tarafından düzenlenen 10.2.2011 tarihli raporda binanın değeri 121.581 TL olarak belirtilmiştir.
Yapının değeri itibariyle mülkiyet konusundaki uyuşmazlık sulh mahkemesinin görevi dışında kalmaktadır.O halde mahkemece yapılacak iş yukarda açıklanan esaslar çerçevesinde bina üzerinde hak iddiasında bulunan davalı tarafa bu konuda görevli mahkemede dava açması yönünden HMUK’nun 567.maddesi hükmü gereği süre verilerek sonucuna göre bir karar vermekten ibaret iken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/6283, K. 2011/10589, 11 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama