KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/6291 E., 2011/10754 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle tahliye ve 1700 TL su bedeli ile 2800 TL kira bedeli farkı alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili,daha az stopaj ve kira gelir vergisi ödenmesi amacıyla davalı ile biri aylık 250 TL diğeri aylık 600 TL kira bedelli iki ayrı sözleşme yapıldığını, davalının sekiz aylık kirayı 250 TL ' den ödeyerek 8x350 TL = 2800 TL kira bedeli ile 1700 TL su parasını ödemediğini, bu hususta ihtar tebliğine rağmen süresinde ödeme yapmadığından temerrüt nedeniyle BK. 260 uyarınca tahliyesine, toplam 4500 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar vermesini talep etmiş, duruşmadaki beyanında su parasına ilişkin davayı takipsiz bıraktığını bildirmiştir.
Davalı vekili aylık kiranın 250 TL ,yeni dönemde ise %10 artışla 275 TL olduğunu, davacının iddia ettiği aylık kiranın 600 TL olduğuna ilişkin kontrattan haberinin olmadığını, davacının üçüncü nüshayı muhasebecisine ileteceği bahanesiyle boş imzalatarak sonradan kira bedelini 600 TL olarak doldurmuş olduğunu, vergi mükellefi olduğunu, daha az kira bedeli içeren kontratı kullanmasının yararına olmadığını, ayrıca davacının sekiz ay boyunca kirasının yarısından daha az ödenmesine seyirci kalmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasında aynı taşınmaz için düzenlenmiş 01.11.2008 başlangıç tarihli 1 yıl süreli, aylık 250 TL bedelli ve aylık 600 TL bedelli iki ayrı kira sözleşmesi bulunduğu ve sözleşmelerdeki imzaların taraflara ait olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık hangi sözleşmenin tarafların gerçek iradesine uygun olduğu hususundadır. Davacı, vergi ödemesi nedeniyle düşük bedelli sözleşmenin imzalandığını iddia etmektedir.
Davalı-kiracının yüksek bedelli kira sözleşmesini imzalaması için geçerli bir nedeni yoktur. Her ne kadar davalı sözleşmesinin boş olarak imzaladığını savunmuş ise de buna ilişkin bir delil ibraz etmemiştir. Taşınmazın bulunduğu yer ve piyasa koşullarına göre 250 TL kira bedelinin az olduğu gözetildiğinde düşük bedelli sözleşmenin vergi dairesine ibraz için düzenlendiği ve muvazaalı olduğu anlaşılmaktadır.
Tarafların gerçek iradesine uygun olarak düzenlendiği anlaşılan 600 TL bedelli kira sözleşmesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü gerekirken yazılı gerekçeyle 250 TL bedelli sözleşmeye değer verilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Ayrıca davalı vekilinin su bedeli ile ilgili davasını atiye bıraktığı dikkate alınmayarak bu alacak hakkında kesin hüküm teşkil edecek şekilde davanın reddine karar verilmesi de doğru değildir. Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/6291, K. 2011/10754, 12 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama