KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/6296 E., 2011/11063 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, 9- 11- 3457- 3496- 3498- 3501- 3512- 3513- 3514- 3516- 3518- 3584- 3774- 3879- 3945- 3963- 3989 ve 3992 parsel No’lu taşınmazların paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile atiye bırakılan 3879 No’lu parsel hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer taşınmazların satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmesi üzerine,hüküm davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı satışına karar verilen taşınmazlara ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere,mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına,takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve dava konusu edilen taşınmazların yüzölçümü, cinsi, paydaş sayısı, pay oranları ve imar durumu itibariyle aynen bölünerek paylaştırılmasına olanak bulunmamasına nazaran satışları suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmesinde bir usulsüzlük olmamasına göre dava konusu edilen 9- 11- 3457- 3496- 3498- 3501- 3512- 3513- 3514- 3516- 3518- 3584- 3945- 3963- 3989 ve 3992 parsel No’lu taşınmazlara ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalılar ... ve ... vekilinin 3774 No’lu parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parça ( muhtesat ) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhtesatın bir kısım paydaşlara ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhtesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa, bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhtesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir.
Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza, ne kadarının muhtesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhtesata isabet eden kısım muhtesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara dağıtılır.
Bütünleyici parçanın arzın paydaşlarına değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhtesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay verme mümkün değildir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen 3774 No’lu parsel üzerinde bulunan ev, ahır, samanlık ve müştemilatın davalılardan ...’ya ait olduğu iddia edilmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonrasında inşaat mühendisi tarafından düzenlenen 20.9.2010 tarihli raporda taşınmaz üzerinde adı geçen davalıya ait iki katlı ahşap ev, tek katlı kerpiç ahır ve samanlığın değeri 19.000 TL olarak belirtilmiştir.
Davalı ... vekili belirtilen bütünleyici parçalar konusunda Çay Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011 / 39 esas sayılı dosyasında mülkiyetin tespiti davası açıldığını, bu davanın bekletici mesele yapılmasını istediğini beyan etmiş ve mahkemece bu talebin esasa etkili olmaması nedeniyle açılan dava bekletici mesele yapılmamış ise de açılan dava sonucunda bütünleyici parçaların davalı ...’ya ait olduğunun belirlenmesi halinde,
bu durum satış bedelinin dağıtımını doğrudan etkiyeceğinden mahkemece yukarda açıklanan esaslar çerçevesinde taşınmaz üzerindeki bütünleyici parçalar konusunda hak iddiasında bulunan davalı ...’nın açmış olduğu davanın bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/6296, K. 2011/11063, 18 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama