KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/6412 E., 2011/12896 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacılar adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına toplanan delillere, delillerin mahekemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına göre davalının aşagıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının işlemin hibe olduğuna ilişkin temyiz itirazına gelince; Davacılar vekili, dava dilekçesinde, önalıma konu hissenin bulunduğu taşınmazın hissedarı olduğunu, taşınmazın paydaşı olmayan davalı ... taşınmazdan 22.06.2007 tarihinde pay satın aldığını belirterek, önalım hakkının tanınması, önalıma konu payın iptali ve adına tescilini istemiştir. Davalı ise cevap dilekçesinde, davayı kabul etmediklerini, yapılan işlemin şeklen satış işlemi olarak gösterilmiş ise de hakikatte halasınca miras hissesinin temliki olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Paylı mülkiyet halindeki taşınmazın paydaşı payını karı-kocaya evlada veyahut akrabaya temlik ederse şeklen satış olarak gösterilen bu akdin gerçekte satış olmayıp miras hakkına bağlı veya hibe gibi maksada yönelik işlem olduğu iddia ve ispat edilirse önalım hakkının ileri sürülemeyeceği 27.03.1957 gün ve 12 / 2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıkça belirtilmiştir. Bu yöndeki savunmanın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Anılan İçtihadı Birleştirme Kararı sözleşmede taraf olan kişinin işlemde muvazaa savunmasında bulunamayacağı kuralının bir istinasıdır.
Olayımıza gelince: Kayseri İli Melikgazi İlçesi, ... Mahallesi, Keçitepesi mevki pafta 30 parsel 21'de kayıtlı taşınmazın 1/64 payı paydaşı ... tarafından 22.06.2007 tarihinde davalıya 2.500 TL bedelle satılmış, davacı da 19.07.2007 tarihinde süresinde açtığı işbu dava ile önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Mahkemece her ne kadar söz konusu içtihadı birleştirme kararının uygulanması için taraflar arasında mirasçılık ilişkisi bulunması
gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de dairemizce de benimsenen Hukuk Genel Kurulunun 27.04.2011gün ve 2011/ 6-38 esas ve 225 karar sayılı ilamına göre temlik işleminin tarafları arasında hala-yeğen ilişkisi bulunması ve tarafların akraba olması karşısında Yerel Mahkemenin, “20.03.1957 tarih 1956/12 E. 1957/2 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanabilmesi için temlik işleminin tarafları arasında akrabalık ilişkisi bulunmasının yeterli olduğu, doğrudan mirasçılık ilişkisinin aranması gerekmemektedir.
Ne var ki, tarafların akraba olmaları temlikin hibe veya miras hukukuyla ilgili amaçlarla yapıldığını göstermez. Bu hususun davalı tarafından kanıtlanmasıda gerekir. Mahkemece davalıya temlikin hibe veya miras hukukuyla ilgili amaçla yapılması konusundaki delilleri sorulup sonucu dairesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabülüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/6412, K. 2011/12896, 24 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama