KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/6945 E., 2011/12398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık bir parça taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, her şeyden önce tarafların yargılama gününü bilmeleri ile mümkündür. HUMK.nun 73. maddesi, "mahkeme tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için uygun şekilde davet etmeden hükmünü veremez" kuralını içermektedir.
Hukuk mahkemelerinde asıl olan tarafların huzuru ile yargılamanın yürütülmesi olup usulün olanak tanıdığı hallerde duruşmaya gelinmese dahi ilgilinin yokluğunda yargılamanın yürütüldüğü hallerde vardır. Bu gibi durumlarda gerekli uyarıyı taşıyan çağrı kağıdının tebliğ edilmesinden ve yasaya uygun taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girilmesi, kanıtlar toplanarak sonuca ulaşılması gereklidir.
Bu itibarla tebligat bilgilendirme özelliği yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. 7201 sayılı Tebligat Yasası ve Tüzüğünün amacı da tebliğin muhatabına ulaşması konusu ile ilgili olarak kişilerin bilgilendirilmesi ve bunun belgeye bağlanmasıdır.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazda davalı ... ’ün Türkiye’de gösterilen adresine dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye birlikte sakin yengesine tebliğ edilmiş ise de davalının temyiz aşamasında sunduğu pasaport fotokopisine göre 1999 yılında çıkış yaptığı ve bir daha ülkeye giriş yapmadığı, Tokyo Büyükelçiliğinden alınan belgeye göre ise Japonya da ikamet ettiği anlaşılmaktadır.
Kaldı ki davacının da taraf olduğu tenkis davasında davalı ...’ın Japonya’da ki adresi gösterilmiştir. Bu durum davalının Japonya’da ki adresinin davacı tarafından da bilindiğini göstermektedir. Bu durumda davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğ edildiği söylenemez.
Mahkemece davalının adresine dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilerek taraf teşkili sağladıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek savunma hakkı kısıtlanmak sureti ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/6945, K. 2011/12398, 3 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama