KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/6965 E., 2011/11370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan...tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, üç adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazlarda paydaş ... kızı ... ..., .... kızı ... ...., Adil ...., ... ve....davada taraf olarak gösterilmediği gibi ... kızı ... .... ile....i tapu kaydında ölü olduğu bildirilmiştir.
Adı geçenler sağ ise kendilerinin ölü ise mirasçılık belgesinin ibrazının istenerek varsa mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerekirken bu hususu gözardı edilmesi doğru olmadığı gibi, her üç taşınmazın beyanlar hanesinde ... karısı ... lehine intifa hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Tapunun bu beyanlar hanesindeki şerh üzerinde durularak ... karısı ...’in kim olduğunun araştırılması sağ ise davaya dahil edilmesi ve bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/6965, K. 2011/11370, 24 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama