KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/7061 E., 2011/12357 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kırk adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Dava konusu 2314 ve 2603 nolu parsellerde malik olan ... , ... ve ... ’in davaya dahil edilmeden yargılamaya devam edildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca dava konusu tüm parsellerde malik olan ...’nın mirasçısı ... olmasına rağmen davaya dahil edilen kişi ... olup, bu kişilerin aynı kişiler olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu durumda usulünce taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde adı geçen kişilerin bizzat, ölmüş olmaları halinde ise temin edilecek mirasçılık belgelerine göre tüm mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra işin esası ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Kabule göre de, dosyaya ibraz edilen 6.2.2007 tarihli 167 sayılı Bakanlar Kurulu Kararından dava konusu edilen taşınmazların bulunduğu ... köyünün 3083 Sayılı Suluma Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu uyarınca “uygulama alanı” olarak belirlenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda paydaşlığın giderilmesi istenen taşınmazların parsel numaraları belirtilmek suretiyle hangilerinin 3083 Sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanununun 13.maddesine göre uygulamaya tabi tutulduğunun Toprak Reformu Bölge Müdürlüğünden sorularak saptanması ve alınacak cevaba göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu husus üzerinde durulmasızın hüküm kurulmuş olması da doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/7061, K. 2011/12357, 3 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama