KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/7106 E., 2011/12888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılmış olan icra takibine davalı borçlu tarafından itiraz edilmemesi nedeni ile icra takibi kesinleşmiştir. Bunun üzerine davacı alacaklı süresinde İcra Mahkemesine başvurarak temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmesi üzerine karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Kanunda 6099 Sayılı Yasa ile değişikliğe gidilmiş olup 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle T.K'nun 10. maddesi “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.
(Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./3.mad) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır”.
Hükmünü T.K.nun 21/2. maddesi “(Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./5.mad) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” T.K'nun 35/2 maddesi “ Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükümlerini içermektedir.
Açıklanan yasa hükmüne göre, adres kayıt sisteminde adresleri tespit edilen bilen taraflara Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebligat yapılması yerinde değildir.
Olayımıza gelince; dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin tebligat davalı ...’e Tebligat Yasasının 35. maddesine göre yapılmış olup, tebligat 6099 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yapılmış olması nedeni ile usulsüzdür. Adı geçen davalının, kimlik bilgilerine göre adres kayıt sistemindeki son adresi tespit edilerek, tespit edilen adresine tebliğ edilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/7106, K. 2011/12888, 24 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama