KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/7148 E., 2011/11791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, feshi ihbar nedeniyle akdin feshi ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 263.maddesi “kira, muayyen bir müddetle akdedilip de bu müddetin hitamında kiralayanın malumatı ile ve muhalefeti olmaksızın kiralananın kullanılmasına devam olunduğu yahut mukavelede fesih hakkında gösterilen ihbarı iki taraftan hiçbiri yapmadığı takdirde, hilafına mukavele yok ise gayrimuayyen bir müddet için tecdit edilmiş sayılır” hükmünü haizdir. Yenilenmiş olan kira sözleşmesi önceki sözleşmenin koşullarını aynen taşır. Sözleşmenin yenilenmesi ile belli süreli sözleşme süresi belli olmayan sözleşme haline gelir. Ancak taraflar yenileme ile yeni sözleşmenin süresini eskisi gibi aynı süreli olacağını kararlaştırabilir.
Olayımıza gelince; davacı, dava dilekçesinde,davacı ile davalı arasında 31 ada 9 parselde kayıtlı arsa üzerine baz istasyonu kurulması amacıyla 14.04.2001 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiğini, davalıya 22.02.2010 keşide tarihli ihtarla akdin yenilenmeyeceğinin ve tahliye isteminin bildirilmesine rağmen taşınmazın tahliye edilmediğini belirterek akdin feshi ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Davalı, taraflar arasındaki sözleşmenin 14.04.2001 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli olduğunu, sözleşmenin 4.maddesi gereğince taraflarca feshi ihbar gönderilmediğinden sözleşmenin aynı şartlarla ve aynı süre ile yenilendiğini, sözleşmenin 14.04.2011 tarihinde sona ereceğini,bu nedenle davanın süresinde olmadığını belirterek reddini savunmuştur.
Mahkemece davaya konu taşınmazın üzerine kurulacak tesislerin musakkaf nitelikte olması nedeniyle sözleşmenin yenilendiği 14.04.2006 tarihinden itibaren beş yıl süre ile değil 1'er yıllık süreler ile yenilendiğini, 23.02.2010 tebliğ tarihli ihtar ile akdin feshedildiğinin kabulü ile davalının haksız işgalci olması nedeniyle tahliyesine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 14.04.2001 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesinin imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde, kiralananın boş arsa olduğu ve üzerine GSM sistemine ait radyo baz istasyonu için gerekli olan donanımın monte edileceği kararlaştırılmıştır.
Kira sözleşmesinin ekinde bulunan kira protokolünün 4.maddesinde; “...sözleşmenin süresinin 5 yıl olduğu,sürenin hitamından bir ay önce taraflardan herhangi biri akdi feshettiğini diğer tarafa yazılı olarak bildirmedikçe, sözleşmenin aynı şartlarla ve aynı süre için uzatılmış olacağı...” düzenlenmiştir. Bu düzenleme geçerlidir ve tarafları bağlar.
Kira sözleşmesinde yazılı kiralananın vasıfları dikkate alındığında kiralananın Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olduğu bu vasfın kiracı tarafından üzerine musakkaf yapı yapılması ile değişmeyeceği açıktır.
Taraflarca 14.04.2001 başlangıç tarihli sözleşmenin beş yıllık süresinin bitiminden evvel sözleşmenin 4. Maddesine uygun feshi ihbarda bulunulmadığına göre sözleşme Borçlar Kanunu'nun 263.maddesi gereğince süresiz olarak değil sözleşmenin 4.maddesi gereğince aynı süre ile (5 yıl süre ile) yenilendiğinin kabulü gerekir. Buna göre taraflar arasındaki kira sözleşmesinin bitim tarihi 14.04.2011 tarihidir.
Dava, 10.11.2010 tarihinde sözleşme süresi dolmadan önce açılmış olup süresinde değildir. Mahkemece davanın süresinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/7148, K. 2011/11791, 27 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama