KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/7173 E., 2011/11407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Uşak İcra Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen icra takibi nedeni ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece ödeme emri tebliği usulsüz olduğundan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalının 25.07.2008 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, ödenmeyen kira paraları nedeniyle davalı hakkında Uşak 3.İcra Müdürlüğünün 2010/3792 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe itiraz etmediğini ve yasal süresi içinde kira borcunun ödenmediğini belirterek temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya gelmemiş, savunma yapmamıştır. Mahkemece Uşak 3.İcra Müdürlüğünün 2010/3792 esas sayılı icra takip dosyasında ödeme emrinin davalı borçluya usul ve yasaya uygun tebliğ edilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası arasında bulunan Uşak 3.İcra Müdürlüğünün 2010/3792 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; ihtarlı ödeme emrinin davalı borçlu şirkete, şirket yetkilisinin bulunmama nedeni açıklanmadan 16.07.2010 tarihinde aynı işyerinde işçisi ... imzasına tebliğ edildiği görülmüştür.
Bu şekilde yapılan tebliğ usulsüz ise de davalı borçlu usulsüz tebliği öğrendiği tarihten itibaren süresinde itiraz etmediği gibi, ödeme emrinin tebliğindeki usulsüzlüğü icra mahkemesine şikayet şeklinde götürüp tebliğ tarihini düzelttirmemiştir. Bu nedenle 16.07.2010 tarihinde yapılan tebligat kesinleşmiştir. Süresinde borca itiraz edilmemesi nedeniyle takip kesinleşmiş olup davanın açılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Buna göre mahkemece işin esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/7173, K. 2011/11407, 24 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama