KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/7413 E., 2011/12472 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalıma konu payın iptali ve tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin önalıma konu payın bulunduğu taşınmazda 1/8 hissesi bulunduğunu,davalının taşınmazdan 9.6.2010 tarihinde pay satın aldığını öğrendiğini belirterek önalıma konu payın iptali ve tescilini istemiştir.Davalı ise dava konusu payın daha önce davacıya teklif edildiğini, almayınca kendi evine bitişik olması nedeniyle satın aldığını davacının iyi niyetli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Önalıma konu payın bulunduğu 3966 parselden davalının7,6.2010 tarihinde 3.000 tl bedelle 5/8 pay aldığı anlaşılmaktadır.Davalı vekili temyiz dilekçesi ile dava konusu taşınmazın fiilen taksim edildiğini ve satın aldığı şahsın burayı müstakil olarak kullandığını belirtmiştir. Davalı önalıma konu payın bulunduğu taşınmaz üzerinde fiili taksim savunmasında bulunduğuna göre bu konuda varsa taraf delilerinin toplanarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/7413, K. 2011/12472, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama