KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/7435 E., 2011/8450 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak dava değeri itibariyle duruşmaya tabi olmadığnıdan duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payların iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin paydaşı olduğu 268 No’lu parselin paydaşlarından ...’nin taşınmazdaki payını 5.6.2008 tarihinde 3000 TL bedelle davalıya sattığını belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuş yargılama aşamasında, davalı hakkında yapılan icra takibinde dava konusu edilen payların haczedildiğini ve 24.5.2010 tarihinde yapılan ihale ile dava dışı ... tarafından alacağına 18000TL bedelle satın alındığını, cebri icra ile yapılan satışlarda önalım hakkının kullanılamayacağını ve davalının payı kalmadığından konusuz kalan davanın reddini savunmuştur.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda, payın üçüncü şahsa satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma hakkını veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılması ile de kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkını kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken yargılama sırasında önalım bedelini depo etmek zorundadır. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ve davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibarettir.
Olayımıza gelince ; önalım hakkına konu edilen 268 No’lu parseldeki 10 / 44 pay paydaşlardan...tarafından 5.6.2008 tarihinde 3.000 TL bedelle davalıya satılması üzerine davacı tarafından pay satışına yönelik olarak önalım davası açılmıştır. Yargılama sırasında ise davalının borçları nedeniyle davalı hakkında icra takibi yapılmış,
takip sonucu haczedilen dava konusu paylar 24.5.2010 tarihinde yapılan ihale ile alacağına mahsuben 18.000 TL bedelle dava dışı ...’a satılmıştır. İlk yapılan pay satışı nedeniyle davacı yasal önalım hakkını kullandıktan sonra davalının borcu sebebiyle yapılan icra takibi sonucu cebri icra yolu ...’a satılmıştır.
Davacı tarafından, Karaisalı İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2010/11 Esas 2010/16 Karar sayılı dosyasında ihalenin feshi için açılan dava mahkemece reddedilmiş temyiz edilmeyerek 7.12.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Gücünü ve kaynağını doğrudan yasadan alan pay satışı ile doğan önalım hakkında payın dava açıldıktan sonra bir başkasına temliki halinde davacının doğmuş olan önalım hakkını ortadan kaldırmaz. Davanın açılıp yürütülmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Ancak, dava konusu pay temlik suretiyle üçüncü bir kişi adına tescil edildiğine göre payın temlikine ilişkin İcra Müdürlüğü'ne ait satış dosyasının celbedilmesi, HUMK.nun 186.maddesi koşullarının tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/7435, K. 2011/8450, 19 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama