KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/7462 E., 2011/14042 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı ve davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava esaslı ve imar amaçlı tadilat nedeniyle kiralananların tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davalı ... yönünden davanın reddine davalı ... yönünden davalının 30 gün süre ile tahliyesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalıların kiracısı olduğu dükkanların zorunlu tadilat ve onarım yapılması gerektiğini, bunun için ilgili yerlere müracaatta bulunduklarını, gerekli tadilatların yapılması için taşınmazların boşaltılması gerektiğini, tadilat sırasında kiralananda kalmanın fennen mümkün bulunmadığını belirterek, davalıların kiralananlardan tahliyesini talep etmiştir. Davalılar vekilleri, davacının yapacağını belirttiği tadilatların esaslı ve imar amaçlı olmadığını, davacının samimi olmadığını gerçekte fazla kazanç temini amaçlı olduğunu bunun yanında yapılacak tadilat çalışması sırasında kiralananda oturmanın mümkün olup olmadığının değerlendirilmesinin gerektiğini, davanın reddini savunmuştur.
1-Davacı vekilinin davalı ...’in tahliyesine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde. Davacı, 2.12.2008 tarihinde belediyece tasdik edilen proje gereğince davalıların kiracısı olduğu ve taşınmazların eski olduğundan güçlendirme ve esaslı tamirat yapmak amacıyla 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanunun 7/ç maddesine göre davalıların kiralanandan tahliyesini istemiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonrasında inşaat bilirkişisi ... raporunda tadilat projesinin yerine uyduğunu, buna göre davalı ...'in halen kiracı olarak oturduğu taşınmazın ana yapı ile ilgili ilk projesinde bina girişinin B-C aksları arasında iken ana yapıda yapısal değişiklik yapılan tadilat projesinde halen ... kiracısı olduğu büfe olarak çalıştırılan binanın A-B akslarına kaydırıldığı ve bina girişinin buradan yapıldığı dolayısıyla davalıya ait dükkanın bulunduğu alanın bina girişi alanında dahil edildiği bu nedenle bu taşınmazın mimari tadilat projesine istinaden giriş holüne çevrilmesi nedeniyle tahliyesi gerektiği,
belirtildiği halde davalı ... yönünden davanın reddi doğru değildir.
2- Davacı vekilinin davalı ...’ın 30 gün süre ile tahliyesine ilişkin temyiz itirazlarına gelince. 6570 Sayılı Kanunun 7/ç maddesi uyarınca tahliye kararı verilebilmesi için taşınmaz üzerindeki binanın yıkılıp yeniden inşası veya imar maksadıyla esaslı bir surette tamir, tevsi veya tadil için yapılacak faaliyetler sırasında içinde oturmanın veya çalışmanın fennen mümkün olmadığının tespiti gerekir.
Bilirkişi raporunda; tadilat projesine göre ana yapının ilk projesinde asansör mahalli olmamasına rağmen tadilat projesinde davalı ...'ın kiracısı olduğu zemin kattaki dükkanın 4-4 aksındaki merdiven boşluğu tarafında yaklaşık 10,40 m2 alanlı yere asansör mahalli yapıldığının dolayısıyla zemin kattaki kiracısı ...'ın kiracısı bulunduğu dükkandan 10,40 m2 büyüklüğündeki alanın asansör yapılmak sureti ile ana yapının ortak alanına ilave edilmiş, olduğu belirtilmesine rağmen, raporun sonuç kısmında bu durumdan hiç bahsedilmeyerek;
yalnızca zemin döşeme kaplamalarının yenilenmesi ve dükkan mağaza giriş kapılarının değiştirilmesi gibi yüzeysel onarımlar olduğu belirtilmiştir. Davacı imar amaçlı ve esaslı tamir sebebine dayandığına göre onaylı mimari projenin bilirkişi aracılığıyla mahalline uygulanması, yapılacak tadilatın imar amaçlı ve esaslı olup olmadığının saptanması gerekir.
Yukarıdaki esaslar çerçevesinde rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yeterli olmayan ve çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/7462, K. 2011/14042, 6 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama