KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/7471 E., 2011/14039 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahk. Sıfatı İle
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, eşya ve ziynetlerin iadesine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, kararın dayandığı gerekçeye göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının ziynet eşyalarına yönelik temyizine gelince: Davacı, dava dilekçesinde mehir senedindeki ziynetlerin davalıda kaldığından bahisle takıların aynen iadesini, bunun mümkün olmaması halinde bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı ziynetlerin davacı tarafından götürüldüğünü savunmuş, mahkemece ziynetler yönünden çeyiz senedindeki ziynetlerin davalıda kaldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkaran kimsenin iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.
Davacı dava konusu edilen ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Diğer bir deyimle bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan duruma ters düşer.
Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyadır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğu kabul edilmelidir.
Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, ispat yükü altındadır
Olayda davacı, dava konusu ziynetlerin davalı tarafta kaldığını iddia etmiş, davalı ise davacı tarafından beraberinde götürüldüğünü savunmuştur. Davacı dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evden ayrılırken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını kanıtlama yükümlülüğündedir. Ne var ki bu konuda dinlenen davacı tanıkları, görgüye dayalı olmayan soyut beyanlarda bulunmuşlar, sadece davacının kendilerine aktardıklarını söylemişlerdir.
Tanık beyanları itibariyle dava konusu edilen ziynetlerin davalıda kaldığı, davacının bunları alamadan evden ayrıldığı kanıtlanamamıştır.
Ancak davacı, dava dilekçesinde vesair her türlü delil denilerek yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya ziynetlerin elinden alındığı, kendisine teslim edilmediği ve davalı tarafta kaldığı konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davalının Mutfak eşyalarına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı 3.10.1998 tarihli çeyiz senedindeki mutfak eşyalarının aynen olmadığı takdirde bedeli olan 3.000.000 TL( 3 YTL )’nin tahsilini talep etmiş, mahkemece 2. bilirkişi raporu doğrultusunda mutfak eşyaları bedeli olarak 1.500 TL'ye hükmedilmiştir. Mahkemece alınan birinci bilirkişi raporunda mutfak eşyalarının dava tarihindeki değerinin 68 TL olduğu belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hiçbir gerekçe gösterilmeden kullanılmış olan mutfak eşyaları bedelinin dava tarihindeki değeri 15.000 TL olarak belirtilmiştir. Bilirkişi raporları arasındaki mutfak eşyalarının değerine ilişkin çelişki giderilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/7471, K. 2011/14039, 6 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama