KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/7593 E., 2011/13551 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, fuzuli işgal nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, dava konusu edilen kiralananın 12.06.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile dava dışı ...’a kiralandığını, kiracının kiralananı diğer davalı ...’a devrettiğini belirterek kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı dava konusu taşınmazın ...tarafından kiralandığını kendisini kiraya veren olarak tanıttığını iyi niyetle kira sözleşmesi yaptıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
6570 Sayılı Yasa kapsamına giren yerler için Yasanın 12. maddesi gereğince kiracı veya fuzuli şagil hakkında akde aykırılıktan dava açılabilir. Kiracı ve fuzuli şagil hakkında aralarında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığından ayrı ayrı dava açılabileceği gibi birlikte davalı gösterilmek suretiyle de kiralanandan tahliyeleri istenebilir. Kiracının tahliyesi için daha önce kendisine süreli bir ihtarın tebliğ edilmesi, verilecek süre içerisinde kiralananın akde uygun hale getirilmesinin istenmesi ve bu ihtarın sonuçsuz kalması gerekir. Kiralayan tarafından kiracıya tebliğ ettirilecek ihtarnamede akte aykırılığın giderilmesi için uygun bir süre verilmelidir. Fuzuli şagil hakkında açılacak davada kendisine önceden ihtar gönderilmesi koşulu aranmaz.
Olayımıza gelince; dava dışı ... ile davalı arasında kira sözleşmesi olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak davalının 6570 sayılı yasanın 12. maddesi gereğince fuzuli şagil sayılabilmesi için davacı ile kiraya veren ... arasında kira sözleşmesi olması gerekir. Kural olarak da malik olan davacının ... ile aralarında kira sözleşmesi olduğunu kanıtlaması gerekir.
Kira sözleşmesi, yıllık kira bedelinin tutarı esas alınmak suretiyle, HUMK.nun 288. ve 289. maddeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Eş söyleyişle, yıllık kira bedelinin tutarı senetle ispat sınırının (HUMK. md. 288) üzerindeyse ve kiralayanın açık muvafakati yoksa (HUMK. md.289), bu husus kiracı tarafından ancak yazılı delille ispatlanabilir; her ne kadar davalı kiraya veren ...’ın kiracı olduğuna ilişkin tanık dinletmiş ise de bu konuda tanık dinlenemez.
Davacı bu konuda yazılı delil getirmediğine göre ve dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından davacıya yemin delilinin hatırlatılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerekek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/7593, K. 2011/13551, 1 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama