KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/7652 E., 2011/12599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.02.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Olayımıza gelince; dosya arasındaki resmi senet örnekleri ve mahkemece dinlenen tanıkların beyanlarına göre taşınmazın tamamı ... adına kayıtlı iken 13850/16850 payını kendi uhdesinde ipka ederek geriye kalan 3000/16850 payı yer göstermek sureti ile 21.12.2000 tarihinde ...’a satıp kendisine ait kısmı kullanmaya devam ettiği, davacının da 18.09.2001 tarihinde ...’tan aynı payı satın almak sureti ile paydaş olduğu davalı ...’in ise ...’ın kendi uhdesinde bıraktığı 3000/16850 payı ise 22.10.2007 tarihinde satın aldığı, davacının, davalının pay satın alma tarihine kadar kendisine satılan taşınmazı çekişmesiz olarak kullandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının daha önce hak talep etmediği kısımla ilgili olarak davalıya yapılan pay satımı sebebiyle önalım hakkına dayalı dava açılmasını yukarıdaki esaslar doğrultusunda dürüstlük kuralı ile bağdaştırmak mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece yukarıda açıklanan İçtihadı Birleştirme Kararı da nazara alınarak fiili taksim nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/7652, K. 2011/12599, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama