KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/7931 E., 2011/11995 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir adet taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile ortaklığın satılarak giderilmesine karar vermiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Taşınmaz üzerindeki muhdesatların bir kısmının Şarköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/204 E. 2010/107 karar sayılı ilamı ile paydaş ...'a ait olduğuna karar verilmiş, hüküm 14/09/2009 tarihinde kesinleşmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; Şarköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/204 E. 2010/107 karar sayılı ilamında belirtilen mudesatların davacıya ait olduğu Mahkeme kararı ile belirlendiğinden, bu konuda ihtilaf bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece yukarıdaki esaslar dairesinde muhdesat bedellerinin ayrı ayrı oranı bulunarak muhdesata isabet eden kısmın muhdesat sahibine kalan satış bedelinin ise paydaşlara tapu kaydındaki paylarına göre dağıtımına karar vermek gerekirken, infazda duraksama yaratacak biçimde oran kurulmaksızın davacıya, verilmesi şeklinde karar verilmesi hatalıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/7931, K. 2011/11995, 31 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama