KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/7968 E., 2011/12970 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ve davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile 142.475,00 TL üzerinden önalım hakkının tanınmasına, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin önalım bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, dava konusu payın ilişkin bulunduğu ... Köyünde kain 2428 Parsel nolu taşınmazda davacının 456/4608 payının bulunduğunu, diğer 1/8 pay maliki ...’ın taşınmazdaki payını 21.1.2010 tarihinde 150.000,00 TL bedelle davalıya sattığını, ancak önalım hakkının kullanılmasını engellemek için tapuda satış bedelinin yüksek gösterildiğini, yapılan muvazaanın keşif ve tanık beyanları ile kanıtlanacağını, mahkemece tespit edilecek gerçek satış bedeli üzerinden önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde,diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile de kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir.
Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen payın ilişkin bulunduğu 2428 No’lu parseldeki 1/8 pay 150.000,00 TL bedelle taşınmazın paydaşı olan ... tarafından 21.1.2010 tarihinde davalıya satılmıştır. Davacı ise tapuda satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, iddia etmiştir. Davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre, bu iddiasını kanıtlaması gerekir.
Satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bu iddianın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Ancak bu konuda dinlenen davacı tanıklarının beyanları ve düzenlenen bilirkişi raporu muvazaa iddiasını kanıtlamaya yeterli değildir.
Bedelde muvazaa iddiası kanıtlanamadığına göre, bu durumda mahkemece davacıya tapuda gösterilen bedel üzerinden önalım hakkını kullanıp kullanmayacağının sorulması, kullanılmak istenmesi halinde davacıya tapuda gösterilen miktar ve satış masraflarından oluşan önalım bedelini depo etmesi için uygun süre tanınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 142.475,00 TL önalım bedeli üzerinden hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/7968, K. 2011/12970, 24 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama