KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/8116 E., 2011/12246 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davacılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, üç adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, dava konusu edilen parsellerin taraflara miras bırakanları ... intikal ettiğini, bu güne kadar ortaklığın giderilmesi konusunda anlaşamadıklarını, taşınmazlar üzerinde davalılar ... ve ...'ın tasarrufta bulunduklarını belirterek, taşınmazların aynen bölünmesi mümkün değilse satışı suretiyle ortaklığın giderilmesini talep etmişlerdir. Davalılar ... ve ... taşınmazları rızai taksim sözleşmesi ile aralarında taksim ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Ortaklığın giderilmesi geçerli bir paylaşma sözleşmesine dayanılarak isteniyorsa bu şekilde açılmış davanın reddi gerekir. Zira bu gibi durumlarda paylaşma sözleşmesine göre tescil davası açılmalıdır.
Olayımıza gelince;dava konusu taşınmazlardan 159 ada 2 numaralı parselin 1/2 hissesi ile diğer iki taşınmazın tamamı tapuda tarafların ortak miras bırakanı ... adına kayıtlıdır. Miras bırakanın 27.09.1998 tarihinde ölümünden sonra ölüm tarihindeki mirasçılar ..., ... ile ... arasında 02.04.1999 tarihli "sulh ve ibra sözleşmesi" başlıklı sözleşme düzenlenmiştir. Ancak bu belgenin infaz kabiliyeti bulunmadığından miras taksim sözleşmesi olarak kabulü mümkün değildir. İşin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/8116, K. 2011/12246, 2 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama