KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/8298 E., 2011/13032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili davalının 04.12.1996 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğu kiralananın, davacının işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliyesini talep etmiştir. Davalı da 1996 yılından beri kiracı olduğunu, uyuşmazlığın şahsi husumetten kaynaklandığını, davanın reddini savunmuştur.
6570 sayılı Yasanın 7/b ve c maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının, İİK.nun 272. maddesinin kıyasen uygulanması suretiyle, kira sözleşmesinin bitimini takip eden bir ay içinde açılması gerekir. Daha önce veya bu bir aylık süre içerisinde sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin tahliye iradesi kiracıya bildirilmiş ise, bu bildirimi takip eden dönem sonuna kadar dava açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için, öncelikle kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin bilinmesi zorunludur. Davacının bildirdiği bu tarihlere davalı karşı çıkarsa uyuşmazlığın tarafların gösterecekleri tanık dahil bütün deliller toplanarak bir hadise olarak çözüme kavuşturulması gerekir.
Olayımıza gelince; yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca ihtiyaç nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kira süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde açılması gerekir. Dava dosyasına sunulan taraflar arasındaki en son kira sözleşmesi 17.06.2009 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli olup, davalı tanıkları davalının en son beş yıllık sözleşme yaptığını da söylemişlerdir. Mahkemece bu sözleşme üzerinde durularak, davanın süresinde açılıp açılmadığının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın esastan reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/8298, K. 2011/13032, 24 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama