KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/8319 E., 2011/13285 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ziynetlerin aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, kararın dayandığı gerekçeye göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının 5 çift bileziğe yönelik temyizine gelince:
Davacı, dava dilekçesinde evden ayrılırken ziynet eşyalarının davalıda kaldığından bahisle takıların aynen iadesini, bunun mümkün olmaması halinde bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı, davacının 3 çift altın bilezik, 2 metre 22 ayar yaklaşık 65-68 gram dolayında zincir, 4 tane altın 22 ayar yüzük, 1 tane 22 ayar küpe, 1 tane cumhuriyet altını 2 tane de çeyrek altını olduğunu, ancak zinciri iki çift bileziği sattığını, yüzükler ve küpenin davacıda olduğunu, diğerlerinin kendisinde olduğunu savunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkaran kimsenin iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.
Davacı 5 çift bileziğin davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı ise davacının 3 çift bileziği olduğunu savunmuştur. Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, ispat yükü altındadır.
Olayda davacı kadın 5 çift altın bileziği olduğunu ispat edememiştir. Davacı tanıkları ...; davacıya takılan altınlara ilişkin görgüye dayalı bilgisi olmadığını, ...; 4 çift burma bilezik takıldığını davacının babası ...; 5 çift olduğunu tahmin ettiği bilezik takıldığını beyan etmişlerdir. Davacı tanıklarının çelişkili soyut anlatımları davacıya yakınlık dereceleri nedeniyle beyanları hüküm kurmak için yeterli değildir. Kaldı ki davacı tarafından sunulan fotoğrafta da bilezikler görülmemektedir. Davacı 5 çift bileziği olduğunu ispat edemediğine göre davalının kabulü doğrultusunda 3 çift bileziğe hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/8319, K. 2011/13285, 29 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama