KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/8450 E., 2011/13113 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece resmi satış bedeli depo edilmediğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 gün 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir.
Muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakatı sağlanamazsa Türk Medeni Kanununun 640.maddesi hükmü uyarınca miras bırakanın terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir.
Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı biter davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir.
Olayımızda; davaya konu önalım hakkına ilişkin payın bulunduğu 1241 ada 111 nolu parsele ait tapu kaydının incelenmesinde, davacıların müstakil pay sahibi olmadığı, miras bırakanları ... adına kayıtlı elbirliği mülkiyetine konu payın bulunduğu, miras bırakan ...’ın davacılardan başka ... isimli mirasçısının bulunduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda mahkemece yukarıdaki esaslar göz önünde bulundurularak davacıya elbirliği mülkiyetine konu payın diğer paydaşın davaya muvafakatının sağlanması,
muvafakatı sağlanamaz ise, terekeye temsilci atanması için önel verilmesi bundan sonra davaya devam olunarak esasının incelenerek karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan işin esası incelenerek sonuca gidilmesi isabetsizdir. Kabule göre de, işlemin tarafı olan davalının, ... tarafından satılan 1/8 payın 900-TL olan satış bedelinin muvazalı olduğu iddiası dinlenemeyeceğinden, tapudaki satış bedelini aşar şekilde depo kararı verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/8450, K. 2011/13113, 28 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama