KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/8748 E., 2011/12836 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı, dava dilekçesinde, dava konusu edilen taşınmazda tarafların birlikte malik olduklarını, taşınmazın aynen bölünmesinin mümkün olmadığını belirterek, satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesini talep etmiştir. Davalı kayyımı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı,taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir.
Paydaşlığın giderilmesi davasını ortaklardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. Davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlanmalıdır. Bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen 93 ada 16 parsel sayılı taşınmaz tapuda davacı ve ... kardeşi ... adına paylı mülkiyet esasına göre kayıtlıdır.
Adı geçen davalı ... kardeşi ...'nin açık kimliği belli olmadığından dava, kendisine atanan kayyım huzuru ile yürütülmüş ise de Kütahya Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 16.3.2005 gün ve 2004/1391 esas 2005/592 karar sayılı kararı ile ... kardeşi ...’nin mirasçısı bulunmadığından terekesinin Medeni Kanun’un 501. maddesi gereğince hazineye aidiyetine karar verilmiştir.
Öte yandan Maliye Hazinesi tarafından Kütahya Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/963 esas 2009/267 karar sayılı dosyasında kayyımlık kararının iptali ve tapu paydaşının mirasının hazineye ait olduğunun tespiti için dava açılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, Kadastro Mahkemesi’nde görülen davada ... kardeşi ...’nin Hasan kızı olup ilam tarihinde hayatta olmadığının, mirasçılarının bulunduğunun anlaşıldığını,
ancak karara gerekçe gösterilen parsel maliki ile dava konusu parsellerin maliki ...’nin aynı kişi olup olmadığının belirlenmediğini,bu durumda taşınmazların tapu kayıtlarının evveliyatının ve kadastro tutanaklarının getirtilerek malikinin kim olduğunun, mirasçılarının olup olmadığının belirlenmesinden sonra bir karar verilmesi yönünden hükmü bozmuştur. Görüldüğü üzere davalının mirasçısı olup olmadığı ve kendisine kayyım atanması gerekip gerekmediği dava konusu olup sözü edilen davanın sonucunda mirasçısının kim olduğu ortaya çıkacaktır. Bu durumda mahkemece anılan davanın sonucu beklenerek taraf teşkilinin sağlanmasından sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/8748, K. 2011/12836, 23 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama