KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/8765 E., 2011/9461 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29.9.2010
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, iş yeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının müvekkiline ait taşınmazda kiracı olduğunu, dava konuşu taşınmazın kullanımının diğer hissedarlarca fiili taksim sonucu müvekkiline bırakıldığını, kiralananın oğlu Serkan’ın kahve hane olarak işleteceğini belirterek davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı davanın süresinde açılmadığını, ihtiyacın samimi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece dava süresinde açılmadığından reddine karar verilmiştir
6570 Sayılı Yasa kapsamına giren bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda, dilerse Yasanın 7 / d maddesinde öngörülen sürelerden yararlanarak ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Yeni malikin bu seçeneklerden hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı vardır.
6570 Sayılı Yasa’nın 7 / d maddesine dayanması halinde yeni malikin iktisap günü de dahil olmak üzere iktisap tarihinden itibaren bir ay içinde kiralananı satın aldığını ve ihtiyacı olduğunu kiracıya bildirmesi ve yine iktisaptan itibaren iktisap günü dahil altı ayın sonunda dava açması gerekir. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür.
Ancak iktisabı izleyen bir ay içinde ihtar tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir.
6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun’un 7 / b-c ve ç maddeleri hükmüne göre açılacak tahliye davalarının ise İcra İflas Kanunu’nun 272. maddesinin kıyasen uygulanması suretiyle kira sözleşmesinin bitimini takip eden bir ay içinde açılması gerekir. Daha önce veya bu bir aylık süre içerisinde sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin tahliye iradesi kiracıya bildirilmiş ise bu bildirimi takip eden dönem sonuna kadar dava açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince; davada dayanılan ve hükme esas alınan dava dışı önceki maliklerden ... ile davalı arasında 3.12.2001 tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, eski malik ve kiralayan ...'nın ¼ payını 27.3.2009 tarihinde diğer paydaş ...'nın payını ise 8.3.2010 tarihinde satın almıştır. Taşınmazda diğer paydaş ise ... ½ pay sahibidir.
Davacı, kiralayan ...’nın payını satın aldığından halefiyet ilkesi gereği sözleşmeye göre 31.12.2009 tarihinde açılan dava süresindedir. Kaldı ki taşınmazın paydaşları arasında imzalanan sulh sözleşmesinde dava konusu kiralananın fiili kullanım hakkı davacıya bırakılmıştır. Bu durumda mahkemece işin esası incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/8765, K. 2011/9461, 22 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama