KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/8945 E., 2011/13168 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı nedeniyle tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, kiralananın tahliyesi ve tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, kiralananın tahliyesine ve alacaklı yararına tazminata karar verilmiş, karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı alacaklı tarafından 16.2.2007 tarihinde başlatılan icra takibinde dava konusu taşınmazın 2005-2007 yılları kira parasından hisseye düşen miktar olan 4667,00 TL nin tahsili ve tahliye isteminde bulunulmuş olup, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı tarafından borcu bulunmadığına dair itiraz edilmiştir.
Mahkemece her ne kadar ‘‘...Davalı tarafından kira sözleşmesine itiraz edilmemiş olup, itiraz ederken sebep bildirilmediği, itirazın kaldırılması davasında icra dosyasında yer almayan diğer itiraz sebeplerini inceleme olanağı bulunmayıp, borcun ödendiğine dair delil sunulmadığından...’’ bahisle istemin kabulüne karar verilmiş ise de, dava hakkı kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece resen gözetilmesi gereken hususlardandır.
Davacı icra takibinde açıkça kendi hissesine düşen miktarın tahsilini istemiş olup, aynı zamanda davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamından da dava konusu taşınmazın birlikte mülkiyete tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Taşınmazın elbirliği mülkiyetine tabi olması halinde tahliye ve alacak talebinin ancak tüm paydaşlar tarafından istenebileceği, paylı mülkiyete tabi olması halinde ise alacağa yönelik olarak her bir paydaşın ayrı ayrı dava hakkı olmakla birlikte tahliye isteminin ancak pay ve paydaş çoğunluğunca yapılabileceği hususları üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/8945, K. 2011/13168, 28 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama