KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/9085 E., 2011/13159 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir adet taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir mahkemece ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; yerinde yapılan keşif sırasında davaya konu edilen ve satışına karar verilen 3729 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalıya ait olduğu beyan edilen muhtesat niteliğinde mesken, ahır ve kömürlük bulunduğu ve değerlerinin bilirkişi tarafından tespit edildiği anlaşılmaktadır. O halde; yukarıdaki ilke ve açıklamalar doğrultusunda, satış bedelinin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiğinin bilirkişiye hesaplattırılıp, tespit edilen bu oranın kararda açıkça gösterilmek suretiyle dağıtım kararı verilmesi gerekirken, infazda duraksamaya yol açacak şekilde satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağı gösterilmeksizin karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/9085, K. 2011/13159, 28 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama