KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/9101 E., 2011/13942 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafça tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hükmü taraf vekilleri karşılıklı olarak temyiz etmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin tüm, davalılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalılar vekilinin alacak miktarına ve kefillerin sorumluluğuna yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacılar vekili, müvekkillerine ait bağımsız bölümlerin birleştirilmiş işyeri olarak davalı şirkete kiraya verildiğini, diğer davalıların ise müteselsil kefil olduklarını, davalı kiracının Eylül ve Ekim/2007 ayları kira paralarını ödemediğini, ödenmeyen kira paralarının tahsili için davalılar hakkında icra takibi başlattıklarını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek haksız itirazın iptali ile %40 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili ise kiralananın anahtarının 01.07.2007 tarihinde tanıklar huzurunda davacıya teslim edildiğini, feshin zorunlu nedenlere dayalı olarak karşılıklı mutabakat ile gerçekleştiğini, davacının kiralanana kiralık/satılık ilanları yapıştırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda itirazın iptali isteminin kabulüne %40 tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.07.2007 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava Eylül-Ekim/2007 ayları kira paralarının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece kiralananın 05.08.2007 tarihinde tahliye edildiği değerlendirilmiş, anahtarın daha önceki bir tarihte teslim edildiği davalı tarafından yöntemine uygun delillerle kanıtlanamamıştır.
Erken tahliye durumunda kiracı kural olarak dönem sonuna kadar kira paralarından sorumlu olmakla birlikte kiralayan bu yerin bir an önce kiraya verilebilmesi konusunda gerekli çabayı da göstermek zorundadır. Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazın aynı şartlarda kiraya verme süresi iki ay olarak belirlenmiştir.
Bu durumda davalı kiracının sorumlu olduğu makul sürenin tahliye tarihi olan 05.08.2007 tarihinden itibaren iki ay olduğunun kabulü ile alacağın buna göre hesap edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Diğer yandan davalılar ... ve ... sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamışlardır.Sözleşme kurulurken makul süre ve bu döneme ilişkin kira alacağı miktarı belirsizdir. Sözleşme başlangıcında belirli olmayan makul süre kira borcundan kefillerin sorumlu olduğundan sözedilemez. Bu nedenle kefiller hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken davacı kiracı ile birlikte sorumlu tutulmaları da doğru görülmemiştir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/9101, K. 2011/13942, 7 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama