KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/9151 E., 2011/12859 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın tahliyesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve tahliyeye karar verilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacıya ait dava konusu kiralananda kiracı olan davalının, 2008 Ekim - 2010 Ekim ayları kira parasını ödememesi üzerine Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2010/11724 Esas sayılı icra dosyası ile takip yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve otuz günlük süre içerisinde borcunu ödemediğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve tahliyeye karar verilmesini istemiştir.
Takibin ve davanın dayanağı durumundaki 30.10.2005 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede bir yıllık kira karşılığı 2.400,00.-TL olarak belirlenmiş olup, artış koşulu öngörülmemiştir. Hal böyle iken Ekim 2008 - Ekim 2010 dönemine yönelik olarak toplam 8.400,00.-TL kira parası üzerinden icra takibi yapılmıştır. Yıllık kira parasının takip talebinde istenildiği gibi, 4.200,00.-TL olduğunu, davacının yasal delillerle kanıtlaması gerekmektedir. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 6.maddesine göre, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Bu durumda, takip konusu döneme ait yıllık kira parasının, dayanak kira sözleşmesinde artış koşulu bulunmadığı gözetilerek, ispat yükünün davacıda olduğu hususu gözardı edilmeden, gerektiğinde davalının isticvap yolu ile beyanına başvurulmak suretiyle, takip konusu döneme ait yıllık kira parasının açıklığa kavuşturulması ve örnek 13 ödeme emrindeki alacak miktarının yerinde olup olmadığı belirlendikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/9151, K. 2011/12859, 23 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama