KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/957 E., 2011/6197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6.12.2010
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; sağlık sorunları nedeniyle davalının müvekkilini terk ettiğini, tarafların fiilen ayrılmalarından sonra müvekkilince eşya tespiti yaptırıldığını ve çeyiz eşyalarının tutanakla iade edildiğini ne var ki düğünde takılan altın ve ziynetlerin iade edilmediğini belirterek sayı ve nitelikleri dava dilekçesinde belirtilen ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili ise, davacının cinsel yönden özürlü olduğunu davacının, davalı nezdinde hiçbir ziynet eşyası kalmadığını, ortak konuttan ayrılırken hepsini beraberinde götürdüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının cinsel yönden özürlü olduğunun taraflar arasında görülmüş olan evliliğin iptaline ilişkin Kayseri 3.Aile Mahkemesinin 2009/713 esas 2010/332 sayılı kararı ile tespit olunduğunu, davacının bu durumu gizleyerek davalı ile evlendiğini, olayda bağıştan rücu şartlarının gerçekleştiğini, fiili ayrılık sırasında davalının ziynetleri geri almasının bağıştan rücu olduğunu değerlendirerek davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı düğünde takılan ziynetlerin davalıda kaldığını iddia etmiş, davalı ise davacının konuttan ayrılırken tüm takı ve ziynetleri beraberinde götürdüğünü savunmuştur. Ne var ki dava konusu olayda, davalı bağıştan rücu hukuksal nedenine dayanmamış bu yönde irade beyanı açıklamamıştır. Hakim her iki tarafın iddiaları ve savunmaları ile bağlı olup kanununda gösterilen istisnalardan başka, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya iddia sebeplerini kendiliğinden gözönüne alamaz ve onları hatırlatabilecek hallerde dahi bulunamaz. Mahkemece bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan bağıştan rücu olgusuna esas alınan evliliğin iptali kararı henüz kesinleşmemiştir.
Dosya kapsamına ve davacı tanıklarının yeminli anlatımlarına göre ziynet eşyalarının davalının elinde olduğunun kabulü gerekir. Esasen mahkemenin kabulü de buna ilişkin olup davalı tarafından bu husus da temyiz konusu yapılmamıştır. Bu duruma göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/957, K. 2011/6197, 11 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama