KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/960 E., 2011/5582 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
:
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava,önalım hakkı nedeniyle davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Yasası’nın 21 ve Tebligat Tüzüğü’nün 28.maddesi gereğince, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar,ihtiyar heyeti azası, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tutanağa yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Olayımızda İse. Davacıya gönderilen duruşma gününü bildirir davetiye Tebligat Yasasının 21.maddesine göre tebliğ edilmiş ise de,muhatabın adreste bulunmama sebebi yukarıda belirtilen ilgililerden sorularak tebligat parçasına yazılmamış, haber verilen kişinin komşumu,yönetici mı olduğu belirtilmemiş, bu kişinin isim ve imzası alınmamıştır. Bu durumda duruşma gününe ilişkin davacıya yapılan tebligat geçersizdir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 409.maddesi gereğince davanın işlemden kaldırılmasına ve üç ay sonunda da açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için tarafların(davacının) duruşmaya usulüne uygun şekilde çağrılması gerekmektedir. Davacıya duruşma gününü bildirir usulüne uygun tebligat yapılmadığına göre, davacının duruşmaya katılmadığından bahisle dosyanın işlemden kaldırılması ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemece taraflara dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/960, K. 2011/5582, 28 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama