KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/9600 E., 2011/13950 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Kararın temyiz eden davalılar vekiline 20.04.2011 tarihinde tebliğ edildiğinden bahisle 13.05.2011 tarihli temyiz başvurusunun süresinde olmadığı değerlendirilerek temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de; karar davalı vekiline Tebligat Kanunun 35/2.maddesi hükmü uyarınca tebliğ edilmiş olup daha önce usulüne uygun bir tebligat yapılmadığından, karar tebliği usulsüzdür. Bu durumda temyiz dilekçesinin verildiği tarihin öğrenme tarihi olarak kabulü ile temyiz başvurusunun süresinde olduğu anlaşılmakla, mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 10.03.2011 tarihli ek kararının kaldırılarak temyiz itirazlarının incelenmesine karar verildi
2-Tebligat Kanununun 10.maddesine göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
Tebligat Kanununun 35/1.fıkrası ile kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılan kimseye, adresini değiştirdiği takdirde yeni adresini hemen tebliğ yaptıran kaza merciine bildirme yükümlülüğü getirilmiş, bundan sonraki tebliğlerin bildirilen yeni adrese yapılacağı öngörülmüştür.
Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.(T.K.35/2)
Olayımızda; dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin tebligat davalılar vekiline Tebligat Kanunun 35/2bmaddesi hükmüne göre tebliğ edilmiştir. Bu tebligatın usulüne uygun olabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması gerekmektedir.
Daha önce gönderilen duruşma davetiyesi davalılar vekiline Tebligat Kanununun 21.maddesine göre tebliğ edilmek istenilmiş ise de; muhatabın adreste ne sebeple bulunmadığı belirtilmemiş adres tahkikine ilişkin komşu imzası veya imzadan imtina ettiğine ilişkin açıklama tebligat parçasına yazılmamıştır. Bu itibarla yapılan bu tebliğ işlemi usulsüz olup buna dayalı olarak 35.maddeye göre tebligat yapılması da doğru değildir.
Tebligat bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği olan bir usul işlemidir. Mahkemece dava dilekçesi ve duruşma gününün yöntemine uygun şekilde davalılar vekiline tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Karar bu nedenle bozulmalıdır
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/9600, K. 2011/13950, 7 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama