KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/9670 E., 2011/15654 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın tahliyesi
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın 1.143.04 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin tahliye ve kira alacaklarına ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı tarafından davalı ile aralarında bulunan sözlü kira sözleşmesine dayanarak 25.4.2008 tarihinde ...
İcra Müdürlüğü’nün 2008 /9340 sayılı dosyasında aylık 365 TL’den Ocak-Aralık 2006 ayları arası, aylık 400 TL’den Ocak-Aralık 2007 ayları arası ve aylık 440 TL’den Ocak-Nisan 2008 ayları arası kira parası ve 963 TL işlemiş faizi toplamı 11.533 TL’nin tahsili için icra takibine başlanmış, takibe yasal süresi içinde itiraz eden davalı, davacı ile herhangi bir kira sözleşmesi imzalamadığını, bu itibarla kendisinden kira parası istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca kiracısı olduğu taşınmazda takip konusu edilen dönemlere ilişkin yaptığı tadilatlar nedeniyle borcunun bulunmadığını belirtmiştir.
İtiraz üzerine açılan iş bu davada da ek olarak dava konusu edilen kiralanana davacının oğlu ...’ın muvafakati ile taşındığını, bir kaç kez elden, bir kez de banka hesabına ...’ın talebi ile para ödediğini, hakkında icra takibi yapılması üzerine de Nisan 2008 tarihinde davacı ile aylık 350 TL’den sözlü anlaşma yaptıklarını savunmuştur Her ne kadar davalı başlangıçta taşınmazda kiracı olmadığını ileri sürmüş ise de, 2003-2005 yıllarında davacının oğlu ...’ın banka hesabına kira bedeli adı altında ödemelerde bulunmuş, son olarak da 16.11.2005 tarihinde de 200 TL yatırmıştır.
Kira ilişkisinin varlığını ve kira miktarını kanıtlama yükümlülüğü davacı kiralayana aittir. Davacı icra takibinde daha farklı ve yüksek bedellerden kira parası talebinde bulunmuşsa da, mahkemenin takip konusu edilen döneme ilişkin istenen miktarı kanıtlanamadığından aylık kira parasının son ödenen miktar olan 200 TL olarak kabul edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Bununla birlikte davalı, kiralanan için bir takım masraflar yaptığını ve bu giderleri kira parasından mahsup ettiğini belirtmekle birlikte taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmadığından ve kiralananın kullanılması için yapılan giderlerin kira parasından düşüleceği davalı tarafından kanıtlanamadığından bu giderlerin kira alacağından düşülerek alacağın tahsiline hükmedilmesi doğru olmadığı gibi,
takip konusu döneme ilişkin kira alacağının ödeme emri ile verilen yasal süre içinde ödenmemesi nedeniyle temerrüt olgusu gerçekleşmesine karşın gerekçeli kararda temerrüdün gerçekleşmediğinden söz edilmesi ve hüküm kısmında tahliye konusunda bir karar verilmemesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/9670, K. 2011/15654, 27 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama