KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/9743 E., 2011/9439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23.9.2009
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkının kullanılması nedeniyle 23 adet taşınmazdaki davalı adına kayıtlı payların iptali ve davacılar adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım davasının davalısı önalım hakkına ilişkin taşınmazdaki payı satın almadan önce o taşınmazda paydaş ise bu paydaş hakkında önalım hakkı kullanılamaz.Zira TMK.nun 732.maddesiyle bir paydaşın payının üçüncü şahsa satması halinde önalım hakkının varlığı kabul edilmiştir.Paydaş üçüncü kişi sayılamayacağından paydaşın paydaş aleyhine önalım hakkını kullanması söz konusu olamaz.Dava hakkına ilişkin bu hususun davanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince: Davacılar vekili,dava dilekçesinde davacıların mirasbırakanı ...’ın paydaş olduğu 23 adet taşınmazda davalıların Mazgirt Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.6.2006 tarih ve 2001/13 Esas,2006/41 Karar sayılı dosyasında açtıkları cebri tescil davasının davalılar lehine sonuçlandığını,bu hükmün 10.10.2007 tarihinde kesinleştiğini,hükmün kesinleşmesinden itibaren süresi içinde davalılar adına tesciline karar verilen bu payların önalım hakkı nedeniyle iptali ve davacılar adına tescilini istemiştir.Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde,davanın zamanaşımına uğradığını,taşınmazların fiilen taksim edildiğini,davacının tek başına dava
açamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece,159 nolu parselde davacıların malik olmadıkları gerekçesiyle bu parsele ilişkin davanın reddine, diğer 22 adet taşınmaz yönünden de davalıların bu taşınmazlarda paydaş oldukları,paydaşlara karşı önalım hakkının kullanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada mevcut tapu kayıtları incelendiğinde, 159 nolu parselde davacıların müstakil payları bulunmamakla birlikte,miras bırakanları ...’ın 36/2688 payı bulunduğu,mevcut mirasçılık belgesindeki mirasçılarının davacı ... vekiline vekaletname vererek tüm mirasçıların muvafakatlerinin alınması nedeniyle davacıların bu parsele karşı dava açmalarında bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca, 172-214- 244- 309-328- 349-377- 406- 417- 428- 453- 489- 491- 538-569- 589-6 34- 661- 730-759- 851- 854 nolu parsellere ait tapu kayıtları incelendiğinde davalılar ... ile ...’ın taşınmazlardaki paylarını 10.2.1981 tarihinde sattıkları ve taşınmazda başka paylarının bulunmadığı görülmüştür. Dairemizin geri çevirme kararı üzerine Mazgirt Tapu Sicil Müdürlüğünün 5.5.2011 tarih ve 364 sayılı yazılarından da bu durum açıklanmıştır.
Mahkemece her ne kadar 172-214-244-309-328-349- 377- 406- 417- 428- 453-489- 491- 538- 569-589-634- 661-730- 759-851-854 nolu parsellere ilişkin dava, taşınmazlarda davalıların paydaş oldukları ve paydaşa karşı önalım hakkının kullanılamayacağı gerekçesiyle reddedilmiş ise de,mevcut tapu kayıtlarında davalıların paydaş olmadıkları anlaşılmış olup, davacıların bu parsellere karşı dava açmalarında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece öncelikle cebri tescil davasına ilişkin kesinleşmiş mahkeme ilamının tapuya tescilinin sağlanması için davacı tarafa süre verilmesi,daha sonra da tüm parseller yönünden işin esasına girilmesi,taraf delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken 23 adet taşınmaz hakkındaki davanın yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/9743, K. 2011/9439, 22 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama