KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/9805 E., 2011/15004 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir parça taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne ortaklığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 513 ada 6 nolu parsel üzerinde bulunan yapının davacı tarafından yapıldığını bildirerek tarafların arasında taksim mümkün olmadığından satılarak ortaklığının giderilmesini istemiştir. Mahkemece, taşınmaz üzerinde keşif yapılıp bilirkişi raporu alındığı, taşınmazın aynen taksiminin mümkün olmadığı gerekçesi ile ortaklığın satım suretiyle giderilmesine, satış bedelinin fen bilirkişi raporundaki tevzi tablosu gözönüne alınarak dağıtılmasına ve inşaat mühendisi bilirkişi raporuna göre muhdesat oranı %14,20 nin davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı, ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmeside bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; 513 ada 6 nolu parsel üzerinde bulunan bütünleyici parçaların davacı ...’ya ait olduğu ileri sürülmüştür. Ancak bu konuda tapu kaydında bir açıklama ve şerh bulunmamaktadır. Ayrıca paydaşlar arasında bu konuda ittifak da sağlanamamıştır. Mahkemece hükme esas alınan inşaatçı bilirkişi raporunda davacıya ait olduğu ileri sürülen bütünleyici parça bedelleri ve arazi değeri tesbit edilerek oran kurulmak suretiyle satış bedelinin dağıtılmasına karar verilmesi doğru değildir. Tapu kaydında şerh bulunmadığına ve paydaşlar arasında da ittifak olmadığına göre oran kurulmaksızın muhtesatla birlikte satılarak satış bedelinin bütün paydaşlara dağıtılmasına karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/9805, K. 2011/15004, 20 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama