KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/994 E., 2011/3169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm, davalılardan Hazine ve ... vekili ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Hüküm temyiz isteminde bulunan davalı ...’a 4.7.2007, davalı ...’a 26.6.2007 tarihinde tebliğ olunmuş temyiz dilekçesi yasal 8 günlük süre geçtikten sonra davalı ... tarafından 13.7.2007, davalı ... tarafından 10.10.2008 tarihinde verilmiş olduğundan HUMK.’nun 432/4. maddesi ve 1.6.1990 gün 1989/3, 1990/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince temyiz istemlerinin Reddine,
2-Davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davaya konu edilen ve satışına karar verilen taşınmazın paydaşlarından ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... ve ...’e duruşma gün ve saatini bildiren davetiye, açık adres bilgileri konusunda yeterli araştırma yapılmaksızın ilanen tebliğ edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanmıştır. Savunma hakkı ile sıkı sıkıya ilişkili olan adres araştırmasının sınırlı tutulmasının hakkın kısıtlanmasına yol açacağı kuşkusuzdur.
O halde mahkemece, adı geçen paydaşların adres araştırmasının geniş bir çerçeve içerisinde ele alınması, soruşturmanın çok yanlı olarak yapılması bu çerçevede PTT’den, belediyeden, nüfustan, tapudan, vergi dairesi, askerlik şubesinden (erkek olanlar için) gibi adreslerin bulunması muhtemel olan kuruluşlardan etraflıca araştırıldıktan sonra bulunamamaları durumunda ilanen tebliğat yapılmak suretiyle yöntemine uygun taraf teşkili sağlanarak karar verilmesi gerekirken, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle sadece Cumhuriyet Savcılığından adres araştırması yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi gazete ilanına ilişkin,
askı ilan tutanağının mahkeme divanhanesinde askıya çıkarılmaması da doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/994, K. 2011/3169, 15 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama