KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/9973 E., 2011/12045 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
785 kelime·4 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacılardan ... ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle, gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine, belli günde davacılar vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkına konu edilen payların iptali ve davacılar adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davacılar ... ve ...’nin açtığı davanın kısmen kabulüne, davalı adına kayıtlı payların 2 / 3’ünün adı geçen davacılar adına tesciline, 1/ 3 payların davalı uhdesinde bırakılmasına, davacı ...’nin tapuda gösterilen satış bedeli ve tapu harç ve masrafları üzerinden verilen depo kararını süresi içinde yerine getirmemesi nedeniyle açtığı davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde, davacının dava konusu edilen payların ilişkin bulunduğu 2336 ada 2 ve 7 parsellerin, 2332 ada 7-14-15-16-17 parsellerin, 2333 ada 6-13-14 parsellerin, 2337 ada 5-8 parsellerin paydaşı olup, davalının taşınmazlarda 28.03.2006 tarihinde toplam 268.000 TL bedelle pay satın aldığını, gerçekte payların 160.000 TL bedelle satıldığını, davacının önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalı adına kayıtlı payların iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
Birleşen davada da davacılar ... ve ... vekili, davalının yukarda belirtilen taşınmazlarda 28.03.2006 tarihinde toplam 299.300 TL bedelle pay satın aldığını, yapılan pay satışının davacılara noter aracılığı ile bildirilmediğini, davacıların yasal önalım haklarını kullanmak istediklerini belirterek, davalı adına kayıtlı payların iptali ile davacılar adına tescilini istemiştir.
Davacılar ... ve ... vekili daha sonra ise payların gerçekte 160.000 TL bedelle alındığını öğrendiklerinden önalım bedelini 160.000 TL olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu payların ilişkin bulunduğu taşınmazların imar uygulaması sonucu oluştuğunu, imar uygulamasına ilişkin idari yargıda açılan davanın temyiz aşamasında olduğunu, verilen kararın onanması halinde davanın konusunun kalmayacağını, dava bedelde muvazaa iddiasında bulunularak açılmış ise de, payların gerçek değerinin tapuda gösterilenden de yüksek olduğunu, diğer yandan davalılar ... ve ...’nin payların satışından haberdar olmalarına karşın bir itirazlarının bulunmadığını, satışa muvafakat ettiklerinden şimdi önalım haklarını kullanamayacaklarını belirterek, davaların reddine karar verilmesini savunmuştur.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde,diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile de kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir.
Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen paylar, taşınmazların bir kısım paydaşları tarafından, davalıya 28.03.2006 tarihinde toplam 299.300 TL bedelle satılmıştır. Davacılar ise tapuda satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, gerçek satış bedelinin 160.000 TL olduğunu iddia ederek yasal süresinde önalım davası açmışlardır. Davacılar bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını kanıtlaması gerekir.
Satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bu iddianın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Ne var ki davacılar gösterdikleri tanıklar ve yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile bu iddialarını kanıtlayamamışlardır.
Davacılar vekilinin 01.02.2011 tarihli oturumda da davacılar arasında uyuşmazlık bulunmadığından dava konusu payların davacılar adına 1/ 3’er olacak şekilde tescilini istediklerini beyan etmesi üzerine mahkemece 24.03.2011 tarihli oturumda her bir paydaşın tapuda gösterilen satış bedeli üzerinden paylarına düşen 103.654 TL’şar önalım bedelini depo etmesi için yirmi günlük süre vermiştir.
Verilen süre içinde davacılar ... ve ... paylarına düşen önalım bedelini 08.04.2011 tarihinde depo etmişlerse de, davacı ... payına düşen önalım bedelini depo etmemiştir. 20.06.1951 gün ve 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince önalım bedelinin yargılamanın sonuna kadar hakimin belirleyeceği süre içinde yine hakimin gösterdiği yere depo edilmesi gerekir. Bir başka deyişle önalım bedelinin yargılama süresi sonuna kadar depo edilmesi mümkündür.
Mahkemece 24.03.2011 tarihinde verilen süre, kesin bir süre olmadığı gibi duruşmanın ertelendiği 19.04.2011 tarihli oturumda davacı ... önalım bedelinin depo edilmesi için yeniden süre verilmesi isteminde bulunmuştur.
Verilen sürenin kesin süre olmadığı gözönünde bulundurularak mahkemece davacı ...’ye önalım bedelini depo etmesi için yeniden uygun bir süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu konudaki talebin reddi ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/9973, K. 2011/12045, 1 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama