KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/10245 E., 2012/12888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın kaldırılması ve tahliye
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, kiralanana ait kira bedelleri düzenli olarak ödenmediğinden birikmiş kira alacağının tahsili için davalıya karşı icra takibi yapıldığını, davalının kira ilişkisini kabul ederek, kira borcunu ödediğini ispatlayamadığını, haksız itirazın kaldırılarak takibin devamına, % 40 icra tazminatı ile temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili, yargılama aşamasında, talep edilen miktarın başlangıçtan beri düzenli olarak ödenmeyen birikmiş kira alacakları olduğunu, davalı tarafından yapılan 1.040-TL ödemenin mahsup edilerek alacağın belirlendiğini bildirmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin 03.01.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesi gereği kiracı olduğunu, kira sözleşmesinin başlangıcından beri kira bedelleri talep edildiğini, TBK.nun 147/1 maddesi gereği kira alacaklarında 5 yıllık zamanaşımı olduğunu, son 10 yıl baz alınarak hesap yapılmasının doğru olmadığını, hangi yılların kira bedelinin istendiğinin örnek 13 ödeme emrine yazılmadığını, her yıl için ayrı, ayrı faiz istenmesi gerektiği halde toptan faiz istendiğini, banka hesabına 28.11.2008 tarihinde 1.940-TL, 24.12.2009 tarihinde ise 2.000-TL ödeme yapıldığını,
hangi dönem kira bedeli istendiği anlaşılamadığı için 13.12.2010 tarihinde 1.040-TL olarak yeni bir ödeme daha yapıldığını, 2000 yılından beri kira bedeli talep edilmesi doğru olmadığından davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne 2001 yılından 2011 yılına kadar yıllık 375-TL üzerinden 11 yıllık kira alacağı toplamı 4.125-TL asıl alacak, 2,558.26-TL işlemiş faiz üzerinden itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 03.01.2000 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede ikinci yıl kira parası yıllık peşin 375-TL olup artış şartı bulunmamaktadır. Davacının 17.01.2011 tarihinde tahliye istekli olarak başlattığı icra takibinde 2001 yılından itibaren 2011 yılına kadar toplam 11 yıllık 4.880-TL kira parasının ödenmesi istenmiştir.
Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlu yasal süresindeki itirazında, ödeme emrinde hangi yıl ne kadar kira parası istendiğinin yazılı olmadığını bildirerek borca ve işlemiş faize itiraz etmiştir.
Davacı tarafından davalı hakkında yapılan icra takibinde düzenlenen örnek 13 ödeme emrinde alacağın hangi yıllara ait ve ne kadar olduğu faizin de ne zamandan beri istendiği açık ve net olarak açıklanmamıştır..Davalıya tebliğ edilen ödeme emrinde hangi yıla ait ne kadar alacak olduğu açıklanmadan toplam 4.880- TL kira alacağı ile hangi tarihten başladığı belli olmayan 4.475-TL işlemiş faiz talep edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, icra takibine konu edilen alacağın 2001 yılından itibaren hangi yıllara ait olduğu ve ne kadar miktarlarda bulunduğu, faiz isteğinin hangi tarihten itibaren istendiği tereddüte yer bırakmayacak şekilde davacıya açıklattırılarak, davalı kiracı tarafından yapılan ödemeler de belirlendikten sonra konusunda uzman bilirkişiye denetime elverişli rapor düzenlettirilerek ve zamanaşımı itirazı da dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/10245, K. 2012/12888, 8 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama